Geleneksel kahvehane kültürünü müzik ve sanatla yeniden yorumlayan Sivas'taki bu özel mekan, oyun oynamak yerine enstrüman çalmak ve türkü söylemek isteyenleri bir araya getirerek huzur dolu bir liman sunuyor.
Sivas’ta faaliyet gösteren sıra dışı bir işletme, kahvehane denildiğinde akla gelen okey, tavla veya kağıt oyunları klişesini tamamen yıktı. Kapısından içeri girdiğiniz andan itibaren sizi oyun sesleri değil, duvarlarda asılı bağlama ve gitarların eşlik ettiği canlı ezgiler karşılıyor. Farklı meslek gruplarından ve yaşlardan insanları aynı çatı altında buluşturan mekan, adeta bir müzik atölyesi gibi işliyor.
Siyaset ve dedikodudan uzak bir sığınak
Mekanın müdavimlerinden biri olan Matematik öğretmeni Mehmet Çağrı Oruç, burayı diğerlerinden ayıran en temel özelliğin huzur olduğunu vurguluyor. Oruç, "Günümüzde kahvehaneler genellikle oyun ve siyaset tartışmalarıyla anılıyor. Oysa biz burada günün stresini müzikle üzerimizden atıyoruz. Akademisyeninden mühendisine kadar herkes burada bir enstrümanı eline alıp kendi dünyasına dalabiliyor. Burası sadece çay içilen bir yer değil, aynı zamanda dostluğun müzikle harmanlandığı bir kültür merkezi," ifadelerini kullanıyor.
Müzik öğrenmek isteyenlere kapılar açık
Yaklaşık 10 yıldır aynı konseptle hizmet veren işletmenin sahibi Samet Tetik ise, Sivas’ın köklü müzik kültürünü yaşatmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtiyor. Tetik, "Burada kimse kimseye yabancı değil. Enstrüman çalmayı bilenler, bilmeyenlere gönüllü olarak öğretiyor. Duvarlarımızdaki enstrümanlar herkesin kullanımına açık. Müzik dinlemek, öğrenmek veya sadece bu sıcak atmosferi solumak isteyen herkesi bekliyoruz," diyerek paylaşım odaklı bu ortamın önemine dikkat çekiyor.
Klasik kahvehane anlayışına getirdiği bu yenilikçi bakış açısıyla dikkat çeken mekan, "Günün her saati müzik, çay, sohbet" mottosuyla Sivaslılara üretken ve keyifli bir alternatif sunmaya devam ediyor.