İstanbul merkezli dev operasyonda gözaltı sayısı 80’e ulaştı. Vatandaşın en mahrem verilerini "sorgu panelleri" üzerinden satın alarak profesyonel bir dolandırıcılık ağı kuran şebekenin, kurbanlarını psikolojik baskıyla tuzağa düşürdüğü ortaya çıktı.
İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Türkiye genelinde geniş kapsamlı bir operasyona imza attı. İstanbul ve İzmir’de kurdukları korsan çağrı merkezleri üzerinden vatandaşları hedef alan organize suç örgütü, 20 ilde eş zamanlı baskınlarla çökertildi. İlk etapta 73 kişinin yakalandığı soruşturmada, gözaltı sayısı yeni delillerle birlikte 80’e yükseldi.
Servet değerinde vurgun ve el konulan varlıklar
Yapılan aramalarda şebekenin haksız kazançla elde ettiği çok sayıda değerli eşyaya ulaşıldı. Operasyon kapsamında 11 lüks araç ve 2 arsaya şerh konulurken; nakit para olarak 114 bin 470 TL, 3 bin 88 dolar, bin 25 avro ve 25 Gürcistan Larisi ele geçirildi. Ayrıca, aralarında altın bilezik, kolye, gerdanlık, küpe ve çeşitli altın türlerinin bulunduğu ziynet eşyaları ile çok sayıda dijital materyal ve flash bellek de yasal süreç için kayıt altına alındı.
Korku imparatorluğu kurmuşlar
Dolandırıcıların izlediği yöntem, mağdurlar üzerinde nasıl bir psikolojik baskı kurduklarını gözler önüne serdi. Şebeke üyeleri, yurt dışı kaynaklı veya açık hatlar üzerinden aradıkları vatandaşlara kendilerini hakim, savcı, polis veya banka görevlisi olarak tanıtıyordu. "Adınız terör örgütüne karıştı" veya "kimlik bilgileriniz kullanıldı" gibi yalanlarla paniğe sevk ettikleri kurbanlarını, bu korku iklimi sayesinde kolayca ikna ettikleri anlaşıldı.
Panel tehlikesi: Mahremiyet satılık
Soruşturmanın en dikkat çekici boyutu ise şebekenin vatandaşların kişisel verilerine nasıl ulaştığı oldu. Uzmanlar, "sorgu paneli" olarak adlandırılan ve sosyal medya üzerinden erişilebilen yasa dışı platformların, ciddi bir güvenlik açığı yarattığını vurguluyor. Tapu dairesinde işlem yapan birinin veya bankada yüklü miktarda parası bulunan bir vatandaşın, kısa süre sonra dolandırıcılar tarafından aranması, kamusal verilerin nasıl sızdırıldığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Şebekenin elinde sadece telefon numaraları değil; ev adreslerinden araç bilgilerine, sağlık kayıtlarından aile bireylerinin detaylı verilerine kadar her türlü bilginin bulunduğu, bu verilerin ise "sorgu panelleri" üzerinden satın alındığı tespit edildi. Emniyet güçlerinin operasyonu, dijital çağın en büyük güvenlik tehditlerinden biri olan veri hırsızlığına karşı yürütülen mücadelenin önemini bir kez daha kanıtladı.