Yeni Birlik Gazetesi Genel Trafik kazasında "ikame araç" şoku: Komşusuna çarptı, iki ay sonra gelen icra emriyle sarsıldı

Trafik kazasında "ikame araç" şoku: Komşusuna çarptı, iki ay sonra gelen icra emriyle sarsıldı

Bursa'da yaşanan bir olay, yasal boşlukların nasıl bir mağduriyet zincirine dönüştüğünü gözler önüne serdi. Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde yaşayan R.Z. isimli bir anne, 11 Aralık 2025 tarihinde karıştığı basit bir trafik kazasının ardından yaşadığı hukuki süreçle neye uğradığını şaşırdı.

Maddi hasarlı kazaların ardından gündeme gelen "araç mahrumiyet bedeli" uygulaması, suistimal iddialarıyla hukuk ve sigorta dünyasında yeni bir tartışma başlattı. Bursa'da yaşanan bir olay, yasal boşlukların nasıl bir mağduriyet zincirine dönüştüğünü gözler önüne serdi.

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde yaşayan R.Z. isimli bir anne, 11 Aralık 2025 tarihinde karıştığı basit bir trafik kazasının ardından yaşadığı hukuki süreçle neye uğradığını şaşırdı. Kazadan iki ay sonra evine ulaşan icra tebligatı ile 44 bin TL'yi aşkın bir ödeme yapmak zorunda kalan R.Z., karşı tarafın aslında ikame araç kiralamadığını, hatta o süreçte yeni bir otomobil satın aldığını iddia etti. "Üç kaza, üç icra dosyası" diyerek sistemin suistimal edildiğini savunan R.Z., benzer durumdaki pek çok kişinin profesyonel yönlendirmelerle bu sürece dahil edildiğini öne sürüyor.

Sektörde alarm zilleri çalıyor

Konuyu değerlendiren sigorta uzmanları, mevcut kasko poliçelerinin bu tür "ilamsız icra takibi" kaynaklı talepleri karşılamadığını belirterek, vatandaşların ciddi bir risk altında olduğuna dikkat çekiyor. Sigorta Uzmanı Cenk Cucur, kusursuz tarafın araç mahrumiyet bedeli talep etme hakkı olduğunu ancak bu hakkın sahte belgelerle veya gerçek dışı beyanlarla kötüye kullanılabildiğini vurguluyor. Cucur, tebligat sonrası yedi günlük itiraz süresinin hayati önem taşıdığını, aksi takdirde borcun kesinleşerek icra masraflarıyla katlandığını ifade ediyor.

Hukukçulardan kritik uyarı: "İtiraz hakkınızı kullanın"

Hukuki boyutu değerlendiren Avukat Fatma Akar ise Yargıtay'ın Borçlar Kanunu 50. maddeye dayanan yaklaşımını hatırlatarak, araç kiralandığına dair fatura olmasa dahi hâkimin bilirkişi marifetiyle "makul tamir süresi" üzerinden tazminat belirleyebildiğini belirtiyor. Ancak Akar, bu durumun otomatik bir ödeme yükümlülüğü doğurmadığının altını çiziyor.

Vatandaşların e-Devlet üzerinden icra takiplerini düzenli olarak kontrol etmeleri gerektiğini belirten hukukçular, haksız veya fahiş taleplere karşı yasal süresi içinde itiraz edilmesinin, sürecin yargıya taşınarak gerçek zarar miktarının belirlenmesini sağlayacağını hatırlatıyor. Uzmanlar, ilamsız takip sistemindeki bu boşluğun kapatılması için acil düzenleme çağrısında bulunuyor.