ABD’nin yıllardır süren ekonomik kısıtlamalarına karşı harekete geçen binlerce Venezuelalı, Maracaibo’dan başlattıkları yürüyüşle Washington yönetimine "yaptırımları kaldırın" çağrısında bulunuyor.
Venezuela’da halk, 2014 yılından bu yana uygulanan ve binden fazla başlığı kapsayan ABD yaptırımlarının yarattığı ekonomik darboğrafa karşı sokaklara döküldü. Maracaibo kentinde start verilen ve 1 Mayıs’ta başkent Karakas’ta final yapması planlanan "Yaptırımsız Venezuela için Yürüyüş" hareketi, ülkenin içinde bulunduğu ağır yaşam koşullarına dikkat çekmeyi amaçlıyor.
Eğitim ve yaşam kalitesi alarm veriyor
Yürüyüşe katılan vatandaşlar ve akademisyenler, yaptırımların sadece finansal bir baskı olmadığını, aynı zamanda ülkenin geleceğini ipotek altına aldığını savunuyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden Profesör Luis Ortega, yaptırımların üniversite altyapısından maaş ödemelerine kadar her alanda kaynakları kuruttuğunu belirterek, "Akademik dünya bu ablukadan doğrudan etkileniyor. Yatırım yapacak bütçe kalmadı ancak tüm zorluklara rağmen kendi kendimize yetmeyi öğreniyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Öğretmen Roxana Urdaneta ise yaptırımların yerel okulların gelişimini durdurduğunu ifade ederek, ülkenin bir abluka altında adeta nefessiz bırakıldığını vurguladı. Emekli kamu çalışanı Edgar Zavala ise mevcut asgari ücretle temel ihtiyaçların bile karşılanamadığını, bir otobüs biletinin dahi ulaşılmaz hale geldiğini belirterek yaptırımların kalkmasıyla ekonominin yeniden canlanacağına dair umudunu koruduğunu söyledi.
Geçici Devlet Başkanı Rodriguez’den 100 gün bilançosu
Halkın tepkisi sürerken, 3 Ocak’ta görevi devralan Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, ilk 100 gününe dair önemli açıklamalarda bulundu. Ülkenin yeni bir siyasi döneme girdiğini belirten Rodriguez, iç istikrarın sağlandığını ve petrol üretiminin günlük 1,1 milyon varile ulaştığını duyurdu. Af Yasası kapsamında 8 bin kişinin serbest bırakıldığını hatırlatan Rodriguez, ulusal bir yeniden buluşma sürecinin başladığını ifade etti.
Ekonomik büyüme verilerine de değinen Rodriguez, son 20 çeyrekte yüzde 9’luk bir büyüme kaydedildiğini, bu başarının önümüzdeki dönemde yabancı yatırımlarla desteklenerek halkın gelir seviyesine yansıtılacağını belirtti.
Finansal ablukanın tarihsel süreci
ABD ile Venezuela arasındaki gerilim, 2015 yılında Barack Obama döneminde ülkenin "ulusal güvenliğe tehdit" ilan edilmesiyle tırmanışa geçti. 2018’de altın sektörüne, 2019’da ise petrol ve finans piyasalarına yönelik genişletilen yaptırımlar, Venezuela ekonomisini ciddi bir çıkmaza sürükledi. Bugün yaklaşık 0,27 dolara tekabül eden 130 bolivarlık asgari ücretle yaşam mücadelesi veren halk, Washington’un bu "ekonomik ablukayı" tamamen kaldırmasını bekliyor.