Resmi Gazete’de yayımlanan kararla İcra ve İflas Kanunu’nun geçici 20’nci maddesine dayanan tasfiye tebliği yürürlükten kaldırıldı. Karar, yıllardır yediemin otoparklarında bekleyen haczi kalkmış araçlar için yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlandı. Gelişme, aynı zamanda Meclis komisyonunda görüşülen ÖTV’siz araç alımı ve hurda araç kanun teklifi ile birlikte değerlendirilince kamuoyunda büyük bir beklenti oluştu.
İcra ve İflas Kanunu geçici 20’nci madde tebliği neden kaldırıldı, yediemin araçları ne olacak?
Yürürlükten kaldırılan düzenleme, haczi kalkmış ancak yedieminde muhafaza edilen malların tasfiyesine ilişkin usul ve esasları belirliyordu. Özellikle araçları kapsayan bu tebliğ, 5 Nisan 2023 tarihi itibarıyla muhafaza işleminin dayanağı ortadan kalkmış mallar için uygulanıyordu.
Tebliğin kaldırılmasıyla birlikte, yediemin araçları ne olacak sorusu gündemin merkezine yerleşti. Uzmanlar, mevcut düzenlemenin iptal edilmesinin yeni ve daha kapsamlı bir yasal çerçevenin hazırlığı olabileceğine işaret ediyor. Özellikle uzun süredir tasfiye sürecinde yaşanan belirsizliklerin giderilmesi için yeni bir mekanizma oluşturulması bekleniyor.
Yediemin otoparklarında kaç araç var, tasfiye süreci neden önem taşıyor?
Türkiye genelinde yaklaşık 700 bin aracın yedieminlerde beklediği ifade ediliyor. Bu araçların önemli bir kısmı uzun yıllardır açık alanlarda muhafaza edildiği için ekonomik değerini büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Birçoğunun yeniden trafiğe çıkabilmesi için yüksek onarım maliyetleri gerekiyor.
Tasfiye süreci, hem kamu kaynaklarının etkin kullanımı hem de ekonomik kaybın önlenmesi açısından kritik görülüyor. Yediemin otoparklarının dolup taşması, yeni haciz işlemlerinde de kapasite sorunlarına yol açıyor. Bu nedenle düzenlemenin sadece araç sahiplerini değil, icra sistemi içindeki tüm paydaşları ilgilendirdiği belirtiliyor.
ÖTV’siz araç alımı ve hurda araç kanun teklifi yediemin araçlarıyla bağlantılı mı?
Meclis komisyonunda görüşülen ÖTV’siz araç alımı ve hurda araç kanun teklifi, yedieminlerde bulunan araçlarla birlikte anılmaya başlandı. Özellikle hurda niteliğindeki araçların ekonomiye kazandırılması ya da belirli teşvik mekanizmalarıyla sistem dışına çıkarılması yönünde beklentiler oluştu.
Kamuoyunda, hurda araç teşviki ile birlikte yedieminlerde bekleyen araçların belirli şartlarla satışa sunulabileceği ya da geri dönüşüm sürecine dahil edilebileceği konuşuluyor. Ancak şu aşamada resmi bir detay paylaşılmış değil. Tasfiye tebliğinin yürürlükten kaldırılması, bu alanda kapsamlı bir düzenleme hazırlığının işareti olarak değerlendiriliyor.
Araç fiyatları düşer mi, beklentiler ne yönde?
Daha önce yedieminlerdeki araçların piyasaya kazandırılması halinde ikinci el araç fiyatlarının düşeceği yönünde yorumlar yapılmıştı. Ancak geçmiş süreçte fiyatlarda beklenen gerileme yaşanmadı; aksine artış eğilimi devam etti.
Ekonomistler, piyasaya bir anda yüksek sayıda aracın sunulmasının fiyatları kısa vadede etkileyebileceğini, ancak bunun kalıcı bir düşüş anlamına gelmeyebileceğini vurguluyor. Özellikle hurda niteliğindeki araçların büyük bölümünün doğrudan trafiğe çıkmasının teknik ve mali açıdan mümkün olmadığı ifade ediliyor.
Yeni düzenleme ne getirebilir?
Haczi kalkmış ve yedieminde bulunan mallara ilişkin tebliğin kaldırılması, bildirim, tasfiye ve satış süreçlerinin yeniden yapılandırılabileceğine işaret ediyor. Yeni düzenlemenin;
Tasfiye sürecini hızlandırması,
Satış ve ihale prosedürlerini sadeleştirmesi,
Ekonomik değeri kalmamış araçlar için alternatif çözümler sunması
bekleniyor.
Özellikle İcra ve İflas Kanunu kapsamında yapılacak olası değişikliklerin, yediemin sistemini daha işlevsel hale getirmesi hedefleniyor. Hukukçular, geçici maddeye dayanan tebliğin kaldırılmasının kalıcı ve daha kapsamlı bir yasal düzenlemenin önünü açabileceğini değerlendiriyor.
Süreç nasıl ilerleyecek?
Resmi Gazete’de yayımlanan karar sonrası gözler, ilgili bakanlıkların ve Meclis komisyonlarının atacağı adımlara çevrildi. Yediemin araçları, ÖTV’siz araç alımı ve hurda araç kanun teklifi başlıklarının birlikte ele alınabileceği bir yasal çerçeve ihtimali öne çıkıyor.
Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde, hem araç sahipleri hem de ikinci el otomobil piyasası açısından önemli sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor. Şimdilik kesinleşmiş bir uygulama takvimi bulunmazken, tasfiye sürecinin yeniden şekillenmesi için hazırlıkların sürdüğü ifade ediliyor.