Arap dünyasının en aykırı ve en etkili sanatçılarından biri olan Ziad Rahbani, 69 yaşında hayatını kaybetti. Efsanevi sanatçı Fairuz’un oğlu, besteci Assi Rahbani’nin evladı olan Ziad Rahbani; müzik, tiyatro ve politik hicvi bir araya getiren özgün diliyle yalnızca Lübnan’da değil, tüm Ortadoğu’da derin izler bıraktı. Ölümü, Arap kültür dünyasında büyük bir boşluk yarattı.
Ziad Rahbani kimdir?
1 Ocak 1956 tarihinde Lübnan’da dünyaya gelen Ziad Rahbani, sanatın merkezinde büyüdü. Rahbani ailesi, Arap müziğinin modernleşmesinde öncü bir rol üstlenirken, Ziad bu mirası sorgulayan ve dönüştüren kuşağın en çarpıcı temsilcisi oldu. Küçük yaşlarda piyano ile tanışan Rahbani, klasik Batı müziği eğitimiyle Arap makamlarını bir arada düşünmeye başladı.
69 yaşında hayatını kaybetti
Ziad Rahbani, 26 Temmuz 2025’te, 69 yaşında hayata veda etti. Vefat haberi, Lübnan başta olmak üzere tüm Arap coğrafyasında kültürel bir yas olarak karşılandı. Sanatçının ölümü, “bir müzisyenin değil, bir dönemin sesi”nin kaybı olarak yorumlandı.
Politik hicvin öncüsüydü
Rahbani’yi çağdaşlarından ayıran en önemli özelliklerden biri, politik hicvi sanatının merkezine yerleştirmesiydi. Özellikle 1970’li yıllarda Lübnan İç Savaşı sürecinde yazdığı tiyatro oyunları; mezhepçiliği, yolsuzluğu, bürokrasiyi ve halkın gündelik çaresizliğini sert ama mizahi bir dille ele aldı.
Oyunları zaman zaman yasaklandı, tartışmalara yol açtı; ancak Rahbani, geri adım atmadı. Bu cesur tavır, onu yalnızca bir sanatçı değil, toplumsal bir figür haline getirdi.
Cazla yoğrulmuş Arap müziği
Ziad Rahbani, Arap müziğini caz, funk ve klasik Batı müziğiyle buluşturan öncü isimlerden biri olarak kabul edildi. Piyano temelli besteleri, alışılmış Arap müziği kalıplarının dışına çıktı. Bu yaklaşım, hem gelenekçilerin tepkisini çekti hem de genç kuşaklar için yeni bir müzikal ufuk açtı.
Müziğinde yalnızca estetik değil, politik ve entelektüel alt metinler de yer aldı. Şarkıları, gündelik hayatın ironisini ve toplumsal çelişkileri açıkça yansıttı.
Fairuz için bestelediği eserler
Ziad Rahbani, annesi Fairuz için bestelediği eserlerle de müzik tarihine geçti. Bu çalışmalar, Fairuz’un klasik repertuvarına modern bir yorum kattı. Anne-oğul iş birlikleri, hem duygusal yoğunluğu hem de sanatsal cesaretiyle milyonlara ulaştı. Bu eserler, Arap müziğinde kuşaklar arası bir köprü olarak değerlendirildi.
Siyasete mesafeli, halka yakın
Her ne kadar eserlerinde sert politik eleştiriler yer alsa da, Ziad Rahbani hiçbir siyasi partiyle organik bağ kurmadı. Bu bilinçli mesafe, onun bağımsız bir halk sanatçısı olarak görülmesini sağladı. Rahbani, özellikle gençler için özgür düşüncenin, ironiyle direnişin ve entelektüel cesaretin sembolü haline geldi.
Arap kültüründe bıraktığı miras
Ziad Rahbani’nin ardında bıraktığı miras; yalnızca albümler ve oyunlardan ibaret değil. O, Arap sanatında soru soran, rahatsız eden ve dönüştüren bir çizginin temsilcisi oldu. Bugün birçok müzisyen ve tiyatrocu, onun açtığı yoldan ilerliyor.
Neden kült üstadı olarak anılıyor?
Rahbani, müzikle tiyatroyu, mizahla politikayı, Doğu ile Batı’yı aynı potada eritebilen nadir isimlerdendi. Bu çok katmanlı yaklaşım, onu Arap dünyasında kült bir figür haline getirdi. Ölümüyle birlikte, bu özgün ses sustu; ancak eserleri yaşamaya devam ediyor.