Yeni Birlik Gazetesi Güncel Gazze’de ateşkesin ardından derinleşen sessizlik ve yardım mücadelesi

Gazze’de ateşkesin ardından derinleşen sessizlik ve yardım mücadelesi

Ateşkes söylemlerine rağmen Gazze’de insani kriz derinleşerek sürüyor. Deniz Feneri Derneği, sahadaki en geniş sivil yardım operasyonlarından birini yürütüyor.

İsrail’in 7 Ekim 2023 sonrası başlattığı askeri operasyonların ardından Gazze’de yaşanan insani yıkım, ateşkes ilanlarına karşın durulmuyor. Bölgede temel yaşam koşulları her geçen gün daha da ağırlaşırken, Türkiye merkezli sivil toplum kuruluşları sahadaki varlığını artırarak sürdürüyor. Bu çabaların en dikkat çekici örneklerinden biri, Deniz Feneri Derneği’nin Gazze’de kurduğu kapsamlı insani yardım ağı. Dernek, 550 kişilik saha ekibi ve 100 kişilik profesyonel arama–kurtarma birimiyle Gazze’nin kuzeyinden güneyine kadar geniş bir coğrafyada faaliyet gösteriyor.

“Gazze’de Her Şey En Ağır Haliyle Devam Ediyor”

Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Mehmet Cengiz, sahadaki gözlemlerini şu sözlerle özetliyor; “Gazze’nin büyük bölümü günde tek öğünle hayatta kalmaya çalışıyor. Kapılar açılsa, Türkiye’nin sivil toplum kapasitesi Gazze’nin gıda ihtiyacını çok kısa sürede karşılayabilir. Sorun imkân değil, erişimdir.”

Cengiz’e göre, ateşkes söylemlerinin uluslararası kamuoyundaki etki kaybı, yardım akışını büyük ölçüde sekteye uğrattı. Gazze bugün yalnızca bir çatışma bölgesi değil, küresel vicdanın sınandığı bir merkez hâline gelmiş durumda.

Yardımda Yeni Model: Yerelden Tedarik, Çok Katmanlı Sevkiyat

Gazze’de insani yardım yürütmenin önündeki en büyük engel, İsrail’in uyguladığı kısıtlamalar. Bu sebeple Deniz Feneri Derneği iki temel yöntemle çalışmalarını sürdürüyor:

İçeriden Satın Alma Modeli: Yardım tırlarının bölgeye ulaşmasının engellendiği şartlarda, yerel tedarik zincirleri devreye alınıyor. Gıda ve temel ihtiyaç malzemeleri Gazze içerisinden satın alınarak doğrudan halka ulaştırılıyor. Bu yöntem, hem operasyonel süreklilik sağlıyor hem de yerel ekonomiye sınırlı da olsa can suyu oluyor.

Uluslararası Baskıya Rağmen Sevkiyat: Türkiye'den hazırlanan yardımlar için diplomatik temaslar, sivil toplum iş birlikleri ve alternatif lojistik planlamalar eş zamanlı olarak yürütülüyor.

Sahadan Rakamlarla Gazze Operasyonu

Derneğin 7 Aralık 2023 – 25 Ocak 2026 tarihleri arasında yürüttüğü çalışmalar, bölgedeki en kapsamlı sivil yardım operasyonlarından biri olarak dikkat çekiyor:

6,35 milyon kişiye sıcak yemek (günlük ortalama 45.500 öğün)

2,48 milyon kişiye içme suyu

1.040 çadır tedariki, 550’si doğrudan ailelere ulaştırıldı

İki çadır kamp alanı, 40 çadır okul, 6.000 öğrenciye eğitim desteği

El Vefa Hastanesi iş birliğiyle ayda 7.000 kişiye sağlık hizmeti

Mobil sağlık ekipleriyle aylık 1.500 kişiye yerinde müdahale

110 yardım tırı, gıda, un, hijyen paketi sevkiyatı

2.000 çocuğa kıyafet, 1.500 aileye bayram yardımı

100 kişilik aktif arama–kurtarma ekibi

Bu veriler, bir sivil toplum kuruluşunun Gazze’de gerçekleştirdiği en geniş ölçekli yardım organizasyonlarından biri olarak kayıtlara geçiyor.

“Gazze Bir Coğrafya Değil, Vicdanların Sınandığı Yerdir”

Gazze’de durum her geçen gün daha da zorlaşıyor. Mehmet Cengiz’in ifadelerine göre:

Çadır kuracak alanlar tükenmiş durumda

Elektrik, yakıt ve içme suyu yok denecek kadar az

Çocuklar temel gıdaya ulaşmakta büyük zorluk yaşıyor

Aileler yıkılmış binaların gölgesinde hayatta kalma mücadelesi veriyor

Ancak tüm bu koşullara rağmen, Deniz Feneri Derneği saha kapasitesini sürekli artırarak varlığını sürdürüyor.

Uluslararası Algı Krizi ve Türkiye’nin Yükselen Rolü

Cengiz, İsrail’in özellikle insani yardımları engelleyen tutumunun, uluslararası alandaki imajını derinden sarstığını ifade ediyor; “İnsani yardımı dahi engelleyen bir yapı, kendi yüz yıllık imajını kendi elleriyle yıktı.”

Bu süreçte Türkiye, yalnızca diplomatik değil, sivil toplum düzeyinde de en etkin ve güvenilir aktör olarak öne çıkıyor. Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Mehmet Cengiz, Gazze'deki insani krizi yalnızca sayılarla değil, derin bir etik sorumlulukla değerlendirdiklerini vurguluyor; “Gazze bir coğrafya değil, vicdanların sınandığı bir yerdir. O çocukların gözlerinde hâlâ umut var. Bu umut, bizim dayanışmamız sürdükçe yaşayacak.”