Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yılmaz Arı, bu hadis-i şerifi sosyolojik bir perspektifle değerlendirerek, iyilik ve kötülüğe karşı duruşun yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal sorumluluk taşıdığına vurgu yapıyor.
Yeni yıla girerken, bireysel dindarlığın ötesine geçerek toplumsal ahlak bilincini tazelemek isteyenler için anlamlı bir referans sunan Hz. Peygamber’in şu hadisi dikkat çekiyor:
“Canımı kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder, kötülükten men edersiniz ya da Allah katından üzerinize bir azap gönderir. Sonra dua edersiniz fakat kabul olunmaz.” (Tirmizî, Fiten 9)
Hadisin Sosyolojik Arka Planı
Bu hadis, sadece bireysel ahlakın değil, toplumsal düzenin korunmasının da dinî bir görev olduğunu ortaya koyuyor. Sosyolojik açıdan, bir toplumun ayakta kalabilmesi için ortak değerlerin, yani ahlaki normların korunması şarttır. İşte bu noktada “emr-i bi’l ma’rûf ve nehy-i ani’l münker” ilkesi devreye giriyor.
Toplumun pasif gözlemciler değil, aktif iyilik savunucuları olması gerektiğini hatırlatan bu hadis, bireylerin sosyal bozulmaya karşı sessiz kalmalarının da bir tür “katkı” olduğu gerçeğini gün yüzüne çıkarıyor. Bu bağlamda kolektif sorumluluk kavramı öne çıkmakta.
İlahî Azap Ne Anlama Geliyor?
Hadiste geçen “azap” kavramı, yalnızca uhrevi bir ceza değil; aynı zamanda toplumun içten çöküşüne neden olabilecek sosyolojik bir sürecin adıdır. Ahlaki değerlerin erozyona uğradığı toplumlarda adalet duygusu zayıflar, güven ilişkileri sarsılır ve sosyal çözülme hızlanır.
Dua ve Eylem Dengesi
Dikkat çekici bir diğer vurgu ise duanın kabul edilmemesi. Burada işaret edilen, sadece sözle yapılan duaların toplumu kurtarmaya yetmeyeceğidir. Dua, ahlaki sorumlulukla birleşmediği sürece sembolik dindarlığın bir göstergesi olmaktan öteye geçemez.
Yeni Yıla Girerken Mesaj: Toplumsal Ahlakı Canlandıralım
Bu hadis-i şerif, bireysel ibadetten toplumsal duyarlılığa geçişin zaruretini ortaya koyarken, 2026 yılına girerken iyiliği çoğaltma ve kötülüğü azaltma çabasının ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Yeni yıl; sadece takvim değişikliği değil, aynı zamanda toplumsal yenilenme, ahlaki tazelenme ve vicdani sorumluluğu üstlenme zamanıdır.