6 Şubat felaketinde Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde yıkılan Penta Park Sitesi’nin 1. ve 3. blokları, şehrin en sağlam yapıları olarak satılmasına rağmen saniyeler içinde 115 kişiye mezar olmuştu. Devam eden yargılama sürecinde, sanıkların mahkemede takındığı tavır ve sonrasında gelen tahliye kararı, adalet bekleyen acılı aileleri bir kez daha yıktı.
Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık Özcan Çakmak, skandal bir savunmaya imza attı. Yıllardır sitenin müteahhidi olarak bilinmesine rağmen mahkemede "Ben müteahhit değilim" iddiasında bulunan Çakmak, suçu bankalara ve tadilat yapan iş yerlerine attı. Dava sabahı dosyaya eklenen yeni bir bilirkişi raporuyla Çakmak’ın tahliye edilmesi, "adalet kaçırılıyor mu?" sorusunu gündeme getirdi.
"Betonlar Vinçle Kaldırılırken Dökülüyordu"
Ailesini kaybettiği enkazda günlerce çalışan gazeteci Sait Bilgin, mahkeme salonunda duyulan savunmaların aksine sahadaki acı gerçeği X hesabından paylaştı. Bilgin, "O enkazda bizzat çalıştım. Betonun berbat olduğuna tüm mühendisler şahit. Vinçle kaldırırken dökülüyordu o betonlar. Bu kusur bile yeterliyken nasıl tahliye oldu?" sözleriyle bilirkişi raporuna ve mahkeme kararına tepki gösterdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e Açık Çağrı
Karar sonrası tüm gözlerin çevrildiği Adalet Bakanlığı’na seslenen Sait Bilgin, Penta Park ve Ezgi Apartmanı gibi "sembol" davaların oldu bittiye getirilmemesi gerektiğini savundu. Bilgin, "Sayın Bakan Akın Gürlek, bu yanlışın döneceğine inancımız tam. Onlarca canın katilleri sessiz sedasız serbest kalmasın. Raporlarda hata varsa hazırlayanlar da yargılanmalı" dedi.
Sembol Davalarda Karar Krizi
Penta Park davasında tutuklu sanık Mesut Başkır’ın tutukluluğuna devam edilirken, Özcan Çakmak’ın serbest bırakılması depremzedeler tarafından "çifte standart" ve "istismar" olarak nitelendiriliyor. Kahramanmaraş’ın en bilinen lüks projelerinden birinin bu denli kolay yıkılması ve sorumluların serbest kalması, deprem bölgelerinde süren diğer davalar için de endişe yaratıyor.