YARGIDA BİLİRKİŞİ DÖNEMİNE ÇEKİDÜZEN: HAKİMLİK VE SAVCILIKTA YENİ DİSİPLİN KRİTERİ
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunulan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran "12. Yargı Paketi", Türk yargı sisteminde köklü bir zihniyet değişimini beraberinde getiriyor. "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Some Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" kapsamında hazırlanan yeni düzenleme, özellikle mahkemelerin asli unsuru olan bilirkişilik müessesesini koruma altına alırken, gereksiz bürokrasiyle uzayan dava süreçlerinin önüne geçmeyi hedefliyor.
Hukuki Bilgi Hakim ve Savcının Temel Sorumluluğu Olacak
Teklifin yasalaşması durumunda, Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda kritik bir revizyona gidilecek. Yeni dönemde, hakimlik ve savcılık mesleğinin doğası gereği sahip olunması zorunlu olan temel hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan uyuşmazlıklarda bilirkişi heyetlerine başvurulması meşru bir gerekçe olmaktan çıkacak. Kanunun çizdiği sınırları aşarak mesleki bilgiyle çözebileceği konularda dosyayı bilirkişiye gönderen adalet mensupları, doğrudan "uyarma cezası" ile karşı karşıya kalacak.
Mevcut Disiplin Suçlarının Kapsamı Genişliyor
Halihazırda yürürlükte olan mevzuata göre hakim ve savcılar; görevde kayıtsızlık, meslektaşlarına veya iş sahiplerine kırıcı davranmak, mazeretsiz mesai ihlali yapmak ve bilirkişi seçiminde usulsüzlük gibi durumlarda uyarma cezası alıyordu. Yeni reform paketiyle birlikte bu listeye önemli bir madde daha eklenmiş oldu. Artık yalnızca bilirkişi seçimindeki usulsüzlükler değil, dosyanın bilirkişiye sevk edilme kararının kendisi de bir disiplin kriteri olarak denetlenecek. Böylece bilirkişilik kurumu, sadece çözümü uzmanlık ve teknik bilgi gerektiren özel alanlarda devreye giren asli fonksiyonuna kavuşturulacak.