Terör örgütü FETÖ’nün, 15 Temmuz darbe kalkışması öncesinde ve o gece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ortadan kaldırmak amacıyla adım adım kurguladığı suikast senaryoları gün yüzüne çıktı. Türkiye Gazetesi'nin haberine göre terör örgütü yalnızca Marmaris’teki otele değil, darbe öncesindeki kritik etkinliklere ve hava sahasına kadar uzanan geniş kapsamlı bir suikast ağı kurdu.

Enver Sedat Modelini Uygulayacaklardı
Hain kalkışmadan kısa süre önce planlanan bir askeri tatbikat sırasında yaşanan şüpheli hareketlilik, güvenlik birimlerinin dikkatinden kaçmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılması beklenen programın güvenlik gerekçesiyle iptal edilmesi, olası bir facianın önüne geçti.
Soruşturma derinleştirildiğinde, FETÖ’nün Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat’ın 1981’deki askeri tören sırasında katledilmesine benzer bir plan kurguladığı anlaşıldı. Alana yerleştirilen intihar timlerinin, sağ yakalanmama pahasına eylemi gerçekleştirmek üzere görevlendirildiği, ancak istihbarat ve ordu kademesinin dikkati sayesinde alçak tertibin son anda engellendiği belirlendi.
"Erdoğan'ın Varlığı En Büyük Engel Görülüyordu"
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı Eski Siber Savunma Komutanı Emekli Tuğgeneral İbrahim Büyükbaş, FETÖ'nün Erdoğan'ı kendi emelleri önündeki en büyük engel olarak gördüğünü vurguladı.
Darbeci konseyin her türlü ihtimale karşı senaryolar hazırladığını belirten Büyükbaş, kalkışmadan üç ay önce Erdoğan’ın uçağının havada vurulması dâhil birçok seçeneğin masaya yatırıldığını ifade etti.

Havada İnfaz ve İftira Senaryosu
15 Temmuz gecesine dair en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise Dalaman Havalimanı’nda bekletilen yabancı bir şirkete ait özel uçak oldu. Planın işlemesi durumunda, helikopterle otelden alınması hedeflenen Erdoğan bu uçağa bindirilecek ve havada infaz edilecekti.
Terör örgütünün bu hain infazın ardından geniş çaplı bir dezenformasyon operasyonuna girişmeyi hedeflediği ortaya çıktı. "Yanında milyonlarca dolar ve kilolarca altınla kaçarken çıkan çatışmada öldü" yalanını yayarak algı operasyonu yürütmeyi planlayan örgütün hesabı; halkın direnişi, helikopterlerin gecikmesi ve Erdoğan’ın kararlı duruşu ile tamamen boşa çıkarıldı.
Dalaman’daki İsviçre Uçağı ve Atina’ya Kaçış
Soruşturma dosyalarına yansıyan bilgilere göre, 15 Temmuz akşamı Dalaman’a inen İsviçre merkezli bir havacılık şirketine ait jetin varlığı dikkat çekti. Protokolü ABD üzerinden aylar önce başlatılan uçağın, Erdoğan havalimanına gelmeden hemen önce aniden kalkış izni istemesi ve ardından uçuşu iptal etmesi şüpheleri artırdı.
Uçakta yer alan yabancı uyruklu yolcuların darbe girişiminin hemen ardından Göcek’e geçtiği, buradan da lüks bir yatla 16 Temmuz sabahı erken saatlerde Atina’ya kaçtığı kayıtlara geçti.