ABD ile İran arasında tırmanan askeri gerilim, savaşın ekonomik boyutunu da gündeme taşıdı. Uzmanlar, son saldırıların yalnızca askeri değil aynı zamanda maliyet açısından da dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu belirtiyor.
Analizlere göre İran’ın düşük maliyetli saldırı araçları kullanması, ABD’nin yüksek maliyetli savunma sistemlerini hızla devreye sokmasına neden oluyor.
20 bin dolarlık İHA’ya milyon dolarlık savunma
Uzmanların dikkat çektiği en çarpıcı nokta ise saldırı ve savunma maliyetleri arasındaki büyük fark.
İran’ın kullandığı bazı insansız hava araçlarının yaklaşık 20 bin dolar maliyetle üretildiği ifade edilirken, ABD’nin bu saldırıları engellemek için kullandığı önleyici füzelerin maliyetinin 4 milyon dolara kadar ulaşabildiği belirtiliyor.
Bu durumun uzun vadede savunma maliyetlerini ciddi ölçüde artırabileceği değerlendiriliyor.
Binlerce İHA ve yüzlerce füze kullanıldı
Çatışmaların başlamasından bu yana İran’ın 500’den fazla balistik füze ve 2 binden fazla insansız hava aracı fırlattığı bildirildi.
ABD ise bu saldırıları engellemek için THAAD, Patriot PAC-3 ve SM-3 gibi gelişmiş hava savunma sistemlerini yoğun şekilde kullanıyor.
Ancak savunma uzmanları, bu sistemlerde kullanılan mühimmatın hızlı şekilde tüketildiğine dikkat çekiyor.
Savunma stokları baskı altında
Geçtiğimiz yıl yaşanan 12 günlük çatışma sırasında ABD’nin THAAD savunma sistemi stoklarının yaklaşık yüzde 25’ini kullandığı belirtilmişti.
Analistlere göre mevcut çatışmada bu seviyeye çok daha kısa sürede ulaşılması ihtimali bulunuyor.
Üretim kapasitesi sınırlı
ABD’nin yılda yaklaşık 600 Patriot füzesi üretebildiği ifade edilirken, İran’ın kısa süre içinde bu seviyeye denk gelecek sayıda saldırı düzenleyebildiği belirtiliyor.
Savunma uzmanlarına göre JDAM ve klasik bombaların üretim kapasitesi yüksek olsa da üsleri koruyan hava savunma sistemlerinin mühimmat üretimi daha sınırlı ve bu mühimmatın yeniden üretilmesi 1 ila 3 yıl sürebiliyor.
Uzmanlar “ekonomik savaş” diyor
Analistlere göre ortaya çıkan tablo klasik askeri mücadeleden çok “ekonomik savaş stratejisi” olarak değerlendiriliyor.
Bu yaklaşımda hedefin doğrudan askeri üstünlük kurmak değil, rakibin pahalı savunma sistemlerini tüketerek uzun vadede avantaj elde etmek olduğu ifade ediliyor.
Uzmanlar, uzun süren çatışmalarda savunma mühimmatını daha hızlı tüketen tarafın ciddi risklerle karşı karşıya kalabileceğini vurguluyor.