Uzmanlara göre İran’ın saldırılar sonrasında hızlı şekilde yeniden organize olabilmesinin temelinde “mozaik savunma stratejisi” yer alıyor. Bu sistem, askeri ve komuta yapısının tek bir merkezden yönetilmesi yerine dağınık ve otonom bir yapı üzerinden çalışmasını esas alıyor.
Strateji, merkezi komuta yapısının hedef alınması veya etkisiz hale getirilmesi durumunda sistemin tamamen çökmesini engellemeyi amaçlıyor. Bu nedenle farklı bölgelerdeki askeri birimler belirli bir ölçüde bağımsız hareket edebiliyor.
“Mozaik” kavramı da bu yapıyı ifade ediyor. Bir mozaikte tek bir parçanın zarar görmesi bütün resmi ortadan kaldırmaz. İran’ın askeri yapılanmasında da benzer bir yaklaşımın uygulandığı belirtiliyor.
Bölgesel komuta merkezleri ön planda
İran Dışişleri Bakanı tarafından duyurulan mozaik savunma stratejisinde ülke genelinde çok sayıda bölgesel komuta merkezi bulunuyor. Bu merkezler, merkezi otoriteden talimat beklemeden operasyonel kararlar alabiliyor.
Bölge komutanları, kendi sorumluluk alanlarında füze saldırısı düzenleme veya kamikaze insansız hava araçlarını devreye sokma gibi adımlar atabiliyor.
Bu dağınık komuta yapısı, saldırı gerçekleştiren taraflar açısından hedef belirlemeyi zorlaştırıyor. Çünkü bir merkez etkisiz hale getirilse bile başka bir bölgedeki birlikler saldırı kapasitesini sürdürebiliyor.
İstihbarat faaliyetlerine karşı etkisi
Mozaik savunma stratejisinin önemli yönlerinden birinin istihbarat faaliyetlerine karşı sağladığı avantaj olduğu değerlendiriliyor. Merkezi komuta sisteminin zayıflatılmasıyla birlikte kararların farklı bölgelerde alınması, dış istihbaratın saldırıları önceden tespit etmesini zorlaştırabiliyor.
Merkezi onay sürecine bağlı olmayan saldırıların planlanması ve uygulanması, savaşın gidişatında öngörülemeyen gelişmelere yol açabiliyor.
Stratejinin riskleri de bulunuyor
Mozaik savunma stratejisi bazı avantajlar sağlasa da çeşitli riskleri de beraberinde getiriyor. Bunlardan biri, yerel komutanların bağımsız kararlarının çatışmayı daha da tırmandırma ihtimali.
Merkezden bağımsız hareket eden birliklerin farklı kararlar alması, diplomatik girişimlerin etkisini azaltabilecek bir durum olarak değerlendiriliyor.
Bir diğer risk ise operasyonel hataların artma ihtimali. Tek merkezden yönetilen sistemlerde hata payının daha düşük olduğu, otonom hareket eden birliklerde ise yanlış karar riskinin artabileceği belirtiliyor.
Uzun vadede yeni güç dengeleri oluşabilir
Mozaik savunma modelinin uzun vadede oluşturabileceği başka bir risk de otonom hareket eden askeri yapıların savaş sonrasında nasıl bir konum alacağı. Uzmanlara göre uzun süre bağımsız hareket eden bazı askeri grupların savaş sonrası süreçte farklı güç odakları haline gelmesi ihtimal dahilinde görülüyor.
Şu ana kadar İran’ın bu stratejiyle sahada belirli bir direnç gösterdiği ifade edilirken, çatışmaların nasıl bir seyir izleyeceği konusunda kesin bir değerlendirme yapılamıyor.