ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında kullanılan mühimmat miktarı savunma çevrelerinde ciddi tartışma başlattı. Açık kaynak analizlerine göre operasyonların ilk 36 saatinde 3 binden fazla hassas güdümlü füze ve savunma mühimmatı kullanıldı. Bu yoğun tüketim Pentagon’un mühimmat stokları ve üretim kapasitesi konusunda soru işaretlerini artırdı. Uzmanlar, savaşın geleceğinde teknolojiden çok üretim gücünün belirleyici olabileceğine dikkat çekiyor.
İran saldırılarında ABD ve İsrail neden 3 binden fazla füze kullandı?
ABD merkezli Foreign Policy dergisinde yayımlanan analizlere göre İran, bölge genelinde 1000’den fazla füze fırlattı. Bu saldırılar ABD ve İsrail’in hava savunma sistemlerini yoğun şekilde devreye sokmasına neden oldu.
İran’ın çok sayıda füze kullanarak savunma sistemlerini zorlamayı hedeflediği değerlendiriliyor. Uzmanlar bu stratejiyi “yıpratma savaşı” olarak tanımlıyor. İran’ın hava savunma sistemlerinin büyük ölçüde pasif kalması ise ABD ve İsrail’in teknolojik üstünlüğünün bir sonucu olarak yorumlanıyor.
Buna rağmen kullanılan savunma mühimmatının miktarı oldukça yüksek oldu. Özellikle füze savunma sistemleri, savaş uçakları ve savaş gemilerinden ateşlenen mühimmat stoklarında ciddi bir tüketim gerçekleşti.
Pentagon neden mühimmat krizi endişesi yaşıyor?
Operasyon sırasında kullanılan mühimmatın büyük bölümünü Tomahawk seyir füzeleri ile savaş uçaklarında kullanılan hassas güdümlü bombalar oluşturdu.
F-15, F-16, F-35 ve F-22 savaş uçaklarının kullandığı bu mühimmatların yeniden üretilmesi ise zaman alıyor. Pentagon’un en büyük endişesi üretim hızının savaş temposuna yetişememesi.
ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine’nin de operasyon öncesinde mühimmat stoklarının yeterliliği konusunda endişe duyduğu belirtiliyor. Daha önce Kızıldeniz’de yürütülen operasyonlarda da ABD Donanması’nın mühimmat tüketim hızının üretim kapasitesini aştığı tespit edilmişti.
ABD füze üretimi neden hızlı şekilde artırılamıyor?
Modern mühimmat üretimi yalnızca bütçe meselesi değil. Füze ve savunma sistemlerinin üretimi karmaşık bir tedarik zincirine bağlı.
Bir mühimmatın üretimi için:
ham maddenin çıkarılması
işlenmesi
yüksek teknoloji bileşenlerin üretilmesi
montaj ve test süreçleri
gibi çok aşamalı bir süreç gerekiyor.
Bu nedenle üretim kapasitesini artırmak kısa vadede oldukça zor. Eğitimli iş gücü, özel üretim hatları ve hassas teknolojiler süreci yavaşlatan temel faktörler arasında gösteriliyor.
ABD savunma sanayisi neden Çin’e bağımlı?
Modern füze sistemlerinde kullanılan birçok elektronik bileşen nadir toprak elementlerine dayanıyor. Bu elementler yüksek performanslı sensörler, radar sistemleri ve güdüm kitlerinde kullanılıyor.
Ancak bu minerallerin küresel üretiminin büyük bölümü Çin’in kontrolünde bulunuyor. Özellikle galyum gibi stratejik minerallerin yaklaşık yüzde 98’i Çin tarafından sağlanıyor.
Bu durum ABD savunma sanayisini stratejik açıdan kırılgan hale getiriyor. Pentagon’un son yıllarda alternatif tedarik zincirleri oluşturma girişimleri de bu nedenle hız kazandı.
İran saldırılarında hangi radar sistemleri imha edildi?
Savaşın en dikkat çekici gelişmelerinden biri de ABD’ye ait bazı radar sistemlerinin imha edilmesi oldu.
İran saldırılarında hedef alınan sistemler arasında:
Katar’daki AN/FPS-132 erken uyarı radarı
Bahreyn’deki AN/TPS-59 radar sistemi
Ürdün’deki AN/TPY-2 THAAD radarı
yer aldı.
Katar’daki erken uyarı radarının yaklaşık 1,1 milyar dolar değerinde olduğu belirtiliyor. Bu sistemin yeniden inşa edilmesinin 5 ila 8 yıl sürebileceği tahmin ediliyor.
Bahreyn’deki AN/TPS-59 radarının yeniden kurulması ise 12 ila 24 ay ve 50 ila 75 milyon dolar maliyet gerektiriyor.
ABD radar ve savunma sistemlerini yeniden kurmak ne kadar sürecek?
Radar sistemlerinin üretimi de füze üretimi kadar karmaşık bir süreç. Örneğin AN/FPS-132 radarının yeniden üretimi için:
yaklaşık 77 kilogram galyum
30 bin kilogramdan fazla bakır
gerektiği belirtiliyor.
Bu ham maddelerin tedariki ve üretim süreçleri uzun zaman alıyor. Ayrıca yüksek teknoloji üretimi için sınırlı sayıda üretim tesisi bulunuyor.
Geleceğin savaşlarında mühimmat üretimi neden kritik olacak?
Askeri uzmanlara göre modern savaşların kaderi artık sadece teknolojiyle belirlenmiyor.
Tank, savaş uçağı veya füze sistemlerinin sayısı kadar önemli olan bir diğer unsur da mühimmat stoklarının sürdürülebilirliği.
Savaşın ilk haftasında ortaya çıkan tablo, Batı savunma sanayisinin üretim kapasitesinin gerçek bir savaş temposuna ne kadar dayanabileceğini test etmiş oldu.
Savunma çevrelerinde giderek güçlenen görüş ise oldukça net:
Gelecekte savaşları kazanan taraf en gelişmiş silahlara sahip olan değil, mühimmat depolarını en hızlı doldurabilen ülkeler olacak.