Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e gönderdiği mektupta Avrupa Birliği’nin “Made in Europe” taslak düzenlemesine Türkiye’nin yaklaşımını iletti. Taslak, kamu alımlarında Avrupa’da üretilen ürünlere öncelik tanıyor ve Türkiye’nin bu süreçte üçüncü ülke olarak değerlendirilmesini öngörüyordu.
Ankara’dan net mesaj: Türkiye üçüncü ülke değil
Mektupta, Türkiye’nin AB ile kurduğu Gümrük Birliği ve bölgesel değer zincirleri açısından üçüncü ülke statüsünün yaratabileceği olumsuz sonuçlara dikkat çekildi. Ankara, bu konuda kapsamlı bir diplomasi yürüttü.
Taslak düzenleme neleri değiştiriyor?
AB’nin taslağı, bataryalar, güneş ve rüzgar enerjisi bileşenleri ve elektrikli araçlar gibi stratejik yeşil teknolojilerde kamu alımlarına asgari yerel içerik şartı getirmeyi öngörüyor. Yeni sistemde, fiyat artık tek belirleyici kriter olmayacak.
Türkiye-AB Gümrük Birliği vurgusu
Türkiye ile AB arasında 1995’ten beri yürürlükte olan Gümrük Birliği, sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsıyor. Mektupta, bu entegrasyonun taslakta dikkate alınması gerektiği mesajı öne çıktı.
Otomotiv ihracatında kritik tablo
2025’te Türkiye’nin AB’ye otomotiv ihracatı yaklaşık 30 milyar dolar olarak gerçekleşti. Parça ve bileşenler dahil edildiğinde bu, toplam otomotiv ihracatının yüzde 72’sini oluşturuyor. Türkiye’nin Avrupa pazarındaki ağırlığı oldukça yüksek.
İstisna kapısı açık
Taslak metinde, AB ile serbest ticaret anlaşması bulunan ülkeler için istisnaların olabileceği ifade edildi. Türkiye’nin benzersiz ekonomik entegrasyonu nedeniyle bu konuda yeni formüller geliştirilebileceği değerlendiriliyor.
Süreç henüz tamamlanmadı
AB içinde düzenlemenin açıklanması bekleniyor, ancak Avrupa Parlamentosu ve Konsey’de müzakere süreci aylar sürebilecek. Kesin düzenleme henüz netleşmedi.