Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 17 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyon kapsamında, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasında aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 şüpheli gözaltına alındı.
Soruşturma dahlinde Kuriş'in de aralarında yer aldığı çok sayıda zanlı tutuklandı. Televizyon canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, yürütülen adli sürecin detaylarını paylaştı.
"Bir suç örgütü var, dini duygular sömürülmüş"
Soruşturmanın kapsamının genişlediğini belirten Bakan Akın Gürlek, dosya içeriğinde kara para aklama, örgüt kurma ve yönetme ile devlet aleyhine suç işleme iddialarının yer aldığını ifade etti. İncelemelerin derinleşebileceğini vurgulayan Gürlek, yapılan operasyonun kesinlikle bir dini yapılanmaya veya gruba yönelik olmadığını, din kisvesi altında vatandaşların manevi duygularını istismar eden bir suç örgütüne karşı yürütüldüğünü bildirdi. Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ardından silsileye aykırı şekilde Alihan Kuriş'in yapının başına geçtiğini kaydeden Gürlek, örgüt yöneticilerinin haksız kazanç sağladığına dikkat çekti.
Türkiye'de Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesi uyarınca çıkar amaçlı suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma fiilleri 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası yaptırımıyla düzenlenirken, örgütün faaliyetleri çerçevesinde işlenen nitelikli dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi ek suçlar için cezalar katlanarak uygulanıyor.
Şüphelilerin mal varlıklarına değinen Bakan Gürlek; 1982 doğumlu Alihan Kuriş, annesi Ayşe Güleren Kuriş ve sonradan yakalanan kardeşi Hilmi Kuriş üzerine kayıtlı 181 civarında yüksek değerli taşınmaz tespit edildiğini açıkladı. Yapılan incelemelerde, vatandaşların dini duyguları sömürülerek lüks bir yaşam düzeni kurulduğunun altı çizildi.
Örgüt merkezini Köln'e taşıma planı
Suç örgütünün finansal trafiğine ve yurt dışı bağlantılarına ilişkin bilgileri aktaran Gürlek, elde edilen paraların kaçırılması noktasında somut bulgulara ulaşıldığını belirtti. Transferlerin özellikle turizm şirketleri üzerinden elden nakit akışı sağlanarak gerçekleştirildiği yönünde tespitler bulunduğunu bildiren Bakan Gürlek, yapının Almanya'nın Köln kentinde bir yapılanması olduğunu ve ana merkezlerini buraya taşımayı hedeflediklerini, başsavcılık tarafından yürütülen geniş çaplı operasyonel çalışmaların sürdüğünü kaydetti.