Alzheimer hastalığı yalnızca unutkanlıkla ilişkili değildir. Nöroloji Uzmanı Dr. Hilal Taştekin Toz, hastalığın belirtilerinin ortaya çıkmasının 15-20 yıl önce beyinde biyolojik olarak başladığını vurguluyor.
Dr. Taştekin Toz, Alzheimer’ın erken tanı ve biyolojik belirteçlerle yönetimi konusundaki önemine dikkat çekiyor ve bunun, hastalığın daha etkili bir şekilde kontrol altına alınmasına olanak tanıyabileceğini ifade ediyor.
Tanıda yenilik: Biyobelirteçlerin rolü
Gelişen uluslararası tanı kriterleri sayesinde Alzheimer, sadece klinik belirtilerle değil, aynı zamanda biyolojik belirteçlerle de tanımlanabiliyor. Dr. Toz, amiloid PET görüntüleme ve beyin omurilik sıvısındaki biyolojik göstergelerin, hastalığın daha erken dönemde tespitini sağladığını söyledi.
Dr. Toz, "Yeni biyobelirteçler, Alzheimer’ın diğer demans türlerinden ayrılmasına ve doğru tanı yöntemlerinin oluşturulmasına katkı sağlıyor. Bu erken tanı, gelecekte kişiye özel tedavilerin temelini oluşturabilir" diye ekliyor.
Kontrol edilebilir risk faktörleri
Alzheimer’ın kesin nedenleri bilinmemekle birlikte, yaş, aile öyküsü gibi bazı değiştirilemeyen ve hipertansiyon, obezite gibi kontrol edilebilir risk faktörleri arasında yer aldığını belirten Dr. Toz, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin Alzheimer hastalığı riskini azaltmakta önemli olduğunu vurguladı.
"Düzenli fiziksel egzersiz, dengeli beslenme ve sosyal aktivite gibi sağlıklı alışkanlıklar beyin sağlığına katkı sağlıyor" diyen Dr. Toz, aşıların da Alzheimer riski üzerindeki etkileri üzerinde araştırmalar yapıldığını ifade etti.
Sonuç olarak, Alzheimer’a erken tanı koymanın ve risk faktörlerini yönetmenin, hastaların yaşam kalitesini artırmak açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Dr. Toz, dikkatli bir yaklaşımla beyin sağlığının korunabileceğini ifade etti.

NÖROLOJİ UZMANI DR. HİLAL TAŞTEKİN TOZ