Küresel ticaretin can damarı olan ve dünya petrol arzının yüzde 20’sini sırtlayan Hürmüz Boğazı, bugünlerde tarihin en sessiz ama en gergin günlerini yaşıyor. ABD-İran gerilimi nedeniyle dev tankerlerin bile girmeye çekindiği sular, beklenmedik bir misafiri ağırladı. Rus çelik devi Severstal’ın başkanı Alexey Mordashov ile ilişkilendirilen 142 metrelik dev süper yat Nord, 25-27 Nisan tarihleri arasında boğazın hırçın sularında boy gösterdi.
Tahran’dan Rus Dostlara ‘Güvenli Koridor’ Kıyağı
Batılı devletlerin yaptırım listesinde üst sıralarda yer alan Mordashov’un yatı, geçiş sırasında adeta diplomatik bir zırhla korundu. Deniz trafiğinin durma noktasına geldiği bölgede, 'Nord'un İran tarafından ilan edilen “güvenli hat” üzerinden sorunsuz şekilde ilerlemesi dikkat çekti. Körfez’den hareket eden mega yat, hiçbir engelle karşılaşmadan Umman’ın başkenti Maskat’ta bulunan Al Mouj Marina’ya demirledi.
St. Petersburg’daki Zirve ve Hürmüz’deki Tesadüf
Bu lüks sevkiyatın zamanlaması, "tesadüf" olamayacak kadar kritik bir diplomasi trafiğiyle örtüşüyor. Yatın boğazı geçtiği saatlerde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin St. Petersburg’da derinlemesine bir görüşme gerçekleştirdiği öğrenildi. Moskova ve Tahran arasındaki bu yakınlaşma, yaptırım kıskacındaki bir oligarkın yatına sağlanan ayrıcalığın "özel izin" iddialarını güçlendirdi.
Küresel Piyasalar Yangın Yeri: Petrol 109 Dolarda!
Boğazdaki tıkanıklık ve artan jeopolitik riskler, sadece diplomatik kulisleri değil, pompaları da vurdu. 'Nord'un geçişiyle simgeleşen Hürmüz krizi, arz güvenliği endişelerini tetikleyince Brent petrolün varil fiyatı 109 dolara kadar tırmandı. Ekonomistler, boğazdaki bu belirsizliğin devam etmesi durumunda küresel enflasyonun kontrol edilemez bir noktaya evrilebileceği konusunda uyarıyor.
Yaptırımların Etrafından Dolaşan Lüks: Sahibim Kim?
ABD, İngiltere ve AB’nin kıskacındaki Alexey Mordashov, her ne kadar 500 milyon dolarlık yüzen sarayın sahibi olduğunu reddetse de, resmi kayıtlar farklı bir adrese işaret ediyor. Teknik incelemeler, devasa teknenin mülkiyetinin ünlü milyarderin eşine bağlı bir paravan şirkete ait olduğunu gösteriyor. Bu durum, "Lüks yatlar yaptırımları delmek için mi kullanılıyor?" tartışmasını yeniden alevlendirdi.