Yeni Birlik Gazetesi Gündem Anadolu’nun 12 bin yıllık mirası Berlin’de tarih yazıyor!

Anadolu’nun 12 bin yıllık mirası Berlin’de tarih yazıyor!

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anadolu’nun binlerce yıllık mirasını Avrupa’nın kültür başkentinde dünya ile buluşturdu. Berlin’de açılışı yapılan “Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam” sergisiyle Göbeklitepe ve Taş Tepeler’in 12 bin yıllık tarihi, insanlık tarihine ışık tutacak şekilde ziyaretçilerle buluşturuldu.

MUHABİR: Ayşegül Yahşi

Anadolu’dan Yükselen Evrensel Miras

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Berlin Devlet Müzeleri’ne bağlı Vorderasiatisches Museum iş birliğiyle hazırlanan sergi, Berlin Museuminsel’deki James-Simon Galerie’de düzenlendi. Açılışa Bakan Ersoy’un yanı sıra Almanya Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Wolfram Weimer, Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan ve arkeoloji alanında önemli isimler katıldı.

Bakan Ersoy açılışta yaptığı konuşmada, “İnsanlığın ortak geçmişine ait bu benzersiz mirası Avrupa’nın kalbinde dünya ile buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. Göbeklitepe ve Taş Tepeler üzerinden insanlığın ortak geçmişine ait eşsiz bir mirasın sergilendiğini vurgulayan Ersoy, arkeolojinin, insanlık tarihinin ayrışmanın olmadığı ortak hafızasını görünür kıldığını ifade etti.

Taş Tepeler ve Göbeklitepe: Medeniyetin Filizlendiği Topraklar

Ersoy, Taş Tepeler Projesi kapsamında yapılan çalışmaların insanlık tarihine bakışımızı kökten değiştirdiğini belirterek şunları söyledi:

“Bereketli Hilal’in Türkiye sınırları içinde kalan bölümünde, özellikle Şanlıurfa ve çevresinde, insanlığın yönünü belirleyen en önemli değişim ve dönüşümler yaşanmıştır. Göbeklitepe ve Taş Tepeler’de avcı-toplayıcı yaşamdan yerleşik hayata ve tarım üretimine geçişin en erken izleri ortaya çıkarılmıştır. Söz konusu buluntular, mimari, heykeltıraşlık, inanç sistemleri ve toplumsal örgütlenmenin çok daha erken dönemde geliştiğini göstermektedir.”

Neolitik Toplumların İzleri Sergide

Sergide yer alan eserler, Neolitik Çağ insanının toplumsal yaşamını, ritüellerini ve sembolik düşüncesini gözler önüne seriyor. Göbeklitepe, Karahantepe ve Sayburç’tan getirilen buluntular, kamusal yaşamın ve karmaşık toplumsal yapının tarım toplumlarından çok önce ortaya çıktığını gösteriyor.

Bakan Ersoy, sergideki eserlerin insanlık tarihine dair evrensel bir bakış sunduğunu belirterek, Taş Tepeler Projesi’nin uluslararası bilimsel iş birliğine öncülük ettiğini vurguladı.

Uluslararası Tanıtım ve Kültürel İş Birliği

Göbeklitepe ve Taş Tepeler’in uluslararası bilinirliğini artırmaya yönelik adımlar da hız kesmeden sürüyor. 2024 yılında Şanlıurfa’da gerçekleştirilen Dünya Neolitik Kongresi, 64 ülkeden 487 kurumu ve 1.000’in üzerinde bilim insanını bir araya getirdi. Sergide eserleri yer alan fotoğraf sanatçısı Isabel Muñoz’un İstanbul, Ankara ve Madrid’de düzenlediği sergiler de bu kapsamın önemli parçaları arasında yer aldı.

Roma’daki Kolezyum sergisinin ardından Berlin’de düzenlenen sergi, Anadolu’nun tarihi mirasını Avrupa’ya taşıyan yeni bir başarı olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde Birleşik Krallık, Japonya ve Fransa’da Taş Tepeler temalı sergiler planlanıyor.

Türkiye–Almanya Kültür İş Birliği Güçleniyor

Bakan Ersoy, Türkiye ve Almanya arasında kültür, bilim ve arkeoloji alanında yıllara dayanan güçlü iş birliğine vurgu yaptı. 1929’da kurulan Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün Türkiye’de yürüttüğü araştırmaların önemine dikkat çeken Ersoy, ortak projeler ve sergilerle bu iş birliğinin daha da derinleşeceğini belirtti.

Ersoy ayrıca Göbeklitepe’nin anlaşılmasına katkı sağlayan Prof. Dr. Klaus Schmidt ve Anadolu arkeolojisine emeği geçen Harald Hauptmann’ı saygıyla andı. Serginin hazırlanmasında emeği geçen Prof. Dr. Barbara Helwing ve ekibine teşekkürlerini sundu.

Almanya Kültür ve Medya Bakanı Wolfram Weimer de serginin insanlık ve medeniyet tarihi açısından olağanüstü önem taşıdığını belirterek, Türk-Alman arkeologlar arasındaki iş birliğinin insanlığın ortak kökenlerini anlamaya yönelik güçlü bir örnek oluşturduğunu vurguladı.

Bakan Ersoy konuşmasını, “Serginin ziyaretçilerin geçmişe ve insanlığa dair düşüncelerinde yeni ufuklar açmasını temenni ediyorum” diyerek tamamladı.