Yeni Birlik Gazetesi Gündem Ankara'da kritik temas: Bakan Gürlek, Uğur Mumcu'nun ailesiyle görüşecek

Ankara'da kritik temas: Bakan Gürlek, Uğur Mumcu'nun ailesiyle görüşecek

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 1993 yılında bir suikast sonucu hayatını kaybeden usta gazeteci Uğur Mumcu’nun ailesini perşembe günü kabul ederek dosyada yürütülen son çalışmaları paylaşacak.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in geçtiğimiz günlerde kamuoyuna duyurduğu ve 1990’lı yıllarda işlenen simge cinayetleri kapsayan inceleme süreci somut bir aşamaya taşındı. Çetin Emeç ve Bahriye Üçok dosyalarıyla birlikte yeniden mercek altına alınan Uğur Mumcu suikastına ilişkin yürütülen çalışmalarda yeni bir gelişme kaydedildi.

Adalet Bakanlığı'nda Kritik Randevu

Gazeteci Uğur Mumcu’nun ailesi tarafından yapılan randevu talebine Adalet Bakanlığı’ndan olumlu yanıt geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Mumcu ailesini 6 Ağustos Perşembe günü makamında kabul edecek. Gerçekleşecek kritik görüşmede, 33 yıldır tamamıyla aydınlatılamayan suikast dosyasına ilişkin son verilerin, yürütülen idari ve hukuki incelemelerin hem de dosyaya eklenen yeni detayların aileye aktarılması bekleniyor.

Uğur Mumcu Nasıl Hedef Alındı?

Araştırmacı gazeteciliğin Türkiye’deki simge isimlerinden Uğur Mumcu, 12 Mart 1971 muhtırası döneminde kaleme aldığı yazılar nedeniyle hukuki baskılara maruz kalmış, Mamak Askeri Cezaevinde geçirdiği yaklaşık bir yıllık tutukluluğun ardından Yargıtay kararıyla serbest kalmıştı. Tehditlere rağmen mesleğini sürdüren Mumcu, 27 Eylül 1992’de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan "Dipsiz Kuyu" başlıklı makalesinden birkaç ay sonra, 24 Ocak 1993 tarihinde Ankara'daki evinin önünde bir saldırıya uğradı. Aracına yerleştirilen tahrip gücü yüksek bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren Mumcu'nun ölümü, tüm yurtta büyük bir infial yarattı.

Hukuki Süreçte Ne Oldu?

Saldırıyı dönemin radikal örgütleri üstlense de olayın arkasındaki karanlık odaklara ulaşılması yıllar aldı. Suikastın üzerinden 7 yıl geçtikten sonra başlatılan ve kamuoyunda "Umut Davası" olarak bilinen yargılamalar; Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Prof. Dr. Muammer Aksoy ve Doç. Dr. Bahriye Üçok cinayetlerini de kapsayacak şekilde genişletildi.

Yargıtay’ın bozma kararları sonrası tamamlanan yargılama neticesinde; Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap "silahlı suç örgütü kurma ve yönetme" suçundan 12'şer yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı. Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın ise örgüt üyeliğinden 6'şar yıl 3'er ay hapis cezası aldı. Ancak, bombayı araca yerleştirdiği tespit edilen ve sürecin kilit ismi olarak görülen firari sanık Oğuz Demir’in dosyası ayrıldı.