Yeşilbayır Mahallesi’nde bulunan 1247 ada 9 parselde yer alan yapıya ilişkin ihbar üzerine 25 Şubat 2026 tarihinde Döşemealtı Polis Karakolu ekipleriyle birlikte yerinde inceleme gerçekleştirildi.
Hazırlanan teknik raporda, sarnıcın zemin seviyesindeki tüm mimari unsurlarının iş makinesiyle tamamen yok edildiği, hafriyatın bir kısmının yapı haznesine doldurulduğu, kalan kısmının ise alan dışına taşındığı tespit edildi. Alanda yapıya ait herhangi bir mimari malzemeye rastlanmadığı kaydedildi.
Raporda, zemin altında kalan hazne bölümünün bir kısmının ise kısmen ayakta olduğu ve iç yüzey sıvalarının görülebildiği belirtildi. Geçmiş yıllara ait uydu görüntülerinde yapının üst bölümünde dairesel planlı taş duvar izlerinin bulunduğu ifade edildi.

“Taşınmaz Kültür Varlığı Niteliğinde”
Arşiv kayıtlarında yapıya ilişkin daha önce herhangi bir tescil işlemi yapılmadığı belirlenirken, mimari özellikleri ve bölgedeki benzer örnekler dikkate alınarak yapının Roma dönemine ait olabileceği ve Osmanlı döneminde de kullanılmış olabileceği değerlendirildi.
Teknik değerlendirmede söz konusu yapının, 2863 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesi kapsamında “taşınmaz kültür varlığı” niteliği taşıdığı vurgulandı.
Antalya Müze Müdürlüğü, ilgili mevzuat çerçevesinde sorumlular hakkında gerekli adli sürecin başlatılması için resmi başvuruda bulundu.

Hukuki Süreç Titizlikle Yürütülüyor
Yetkililer, eski uydu görüntüleri ve zeminde korunan hazne kısmı esas alınarak yapının tescil sürecinin başlatılmasını, alanda kazı ve rehabilitasyon çalışması yapılmasını ve özgün haline uygun restorasyon projesinin ilgili kurulda değerlendirilmesini talep etti.
Olayla ilgili adli soruşturma sürerken, devletin kültürel mirasın korunması konusundaki kararlılığı bir kez daha ortaya kondu.
Dikkat Çeken Detay
Söz konusu parselin hissedarları arasında İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan’ın da bulunduğu belirtildi. Akdoğan’ın geçmişte kamuoyunda tartışma konusu olan bazı projelerle ilgili açıklamaları hatırlatılırken, sürecin yargı makamları tarafından tüm yönleriyle aydınlatılması bekleniyor. Türkiye, binlerce yıllık medeniyet mirasına sahip çıkma konusunda kararlı adımlar atarken; kültür varlıklarının korunmasına yönelik yasal süreçler tavizsiz şekilde işletilmeye devam ediyor.
