Yeni Birlik Gazetesi Gündem Aşırı terleme özgüven kaybına neden olabiliyor

Aşırı terleme özgüven kaybına neden olabiliyor

Aşırı terlemenin ruhsal etkileri ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaşıldı.

Aşırı terleme, tıbbi adıyla hiperhidroz, bireylerin özgüvenini zedeleyebiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Gizem Gökçedağ Ünsal, terlemenin normal bir vücut fonksiyonu olduğunu belirtmesine rağmen, belirgin bir sebep olmaksızın yaşanan yoğun terlemenin iş, eğitim ve sosyal yaşam üzerine olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Bu durumun, el sıkışmayı azaltma, sosyal ortamlarda rahatsızlık hissi ve mesleki performans kaygısına neden olabileceğini vurguladı. Özellikle görünür bölgelerdeki aşırı terleme, bireylerde özgüven kaybı, sosyal çekingenlik ve kaygı düzeyinde artışa yol açabiliyor.

Aşırı terleme, vücudun sıcaklık dengesini korumak için doğal bir mekanizma olmasına rağmen, bazı bireylerde günlük yaşamı olumsuz yönde etkileyecek düzeyde gerçekleşiyor. Ortam sıcaklığı, fiziksel aktivite veya duygusal durumla açıklanamayan bu belirtilerin bir sağlık sorununun göstergesi olabileceğine dikkat çeken Dr. Ünsal, hiperhidrozun fiziksel etkilerinin yanı sıra sosyal ve psikolojik boyutları olduğunu kaydetti.

Hiperhidroz, en yaygın olarak avuç içinde, ayak tabanında ve koltuk altında görüldüğünü belirten Dr. Ünsal, bu bölgelerin ter bezlerinin yoğun olarak bulunduğu alanlar olduğunu ifade etti. Primer hiperhidroz durumunda, ter bezlerinin yapısının normal olduğunu ve sorunun temelinde genellikle sempatik sinir sisteminin aşırı aktif çalışmasının yattığını açıkladı. Bu yüzden birey, fiziksel bir çaba sarf etmediği hâlde aşırı terleme yaşayabilir.

Aşırı terlemenin her zaman genetik nedenlerden kaynaklanmadığını vurgulayan Dr. Ünsal, hiperhidrozun iki gruba ayrıldığını; primer hiperhidrozun çoğunlukla erken yaşlarda başladığını, sekonder hiperhidrozun ise başka sağlık problemleri veya ilaçların yan etkileri sonucu geliştiğini belirtti. İlerleyen yaşlarda başlayan sekonder hiperhidroz durumunda, vücudun daha geniş alanlarını etkileyebiliyor.

Dr. Ünsal, sonradan başlayan ve tüm vücutta görülen aşırı terlemenin, bazı ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini belirtti. Hormonal bozukluklar, tiroit hastalığı, diyabet, enfeksiyonlar ve bazı kanser türleri bu duruma neden olabiliyor. Ayrıca, stres ve kaygının da terlemeyi artıran etkenler arasında yer aldığını belirten Dr. Ünsal, bu durumların terleme miktarını artırabileceğini belirtti.

Hiperhidrozun tanısının genellikle ayrıntılı hasta öyküsü ve fizik muayene ile belirlendiğini ifade eden Dr. Ünsal, altta yatan sebeplerin araştırılması gerektiğinde çeşitli laboratuvar testleri yapılabileceğini söyledi. Tedavi seçeneklerinin terlemenin şiddetine bağlı olarak belirlendiğini belirten Dr. Ünsal, alüminyum klorür içeren antiperspirantların ilk basamak tedavi olarak kullanıldığını ifade etti.

Botulinum toksin uygulamalarının, özellikle koltuk altı bölgesinde terlemeyi azaltmak için sıklıkla tercih edilen yöntemlerden biri olduğunu belirten Dr. Ünsal, cerrahi tedavinin son çare olarak düşündürülebileceğini, özellikle şiddetli durumlar için etkili bir seçenek olduğunu kaydetti. Ancak, cerrahi müdahalenin riskleri ve yan etkileri olduğunu ve sağlık merkezlerinde ayrıntılı değerlendirmeler sonrasında karar verilmesi gerektiğini vurguladı.

DERMATOLOJİ UZMANI DR. GİZEM GÖKÇEDAĞ ÜNSAL

DERMATOLOJİ UZMANI DR. GİZEM GÖKÇEDAĞ ÜNSAL