Anadolu Ajansı’nın temelleri, İstanbul’un işgalinin ardından milli direnişe katılmak için Ankara yoluna düşen aydınlar tarafından atıldı. Yunus Nadi (Abalıoğlu) ve Halide Edip (Adıvar), Geyve-Pamukova istasyonunda verdikleri mola sırasında, halkı kışkırtmalara karşı koruyacak ve doğru bilgi akışını sağlayacak bir ajans kurulması fikrinde birleşti. İsim arayışında "Türk" ve "Ankara" seçenekleri elenerek "Anadolu Ajansı" isminde karar kılındı.
Atatürk’ün "Vatan Suçu" Saydığı Kritik Talimat
Mustafa Kemal Paşa, 6 Nisan 1920’de ajansın kuruluşunu onayladı ve iki gün sonra yayımladığı tarihi genelgeyle bu müjdeyi tüm yurda duyurdu. Haberlerin halka ulaştırılmasını kutsal bir görev olarak gören Atatürk, 18 Nisan 1920 tarihli genelgesinde AA bültenlerinin ulaştırılmasındaki ihmali "vatan suçu" sayacağını ilan ederek basının önemini en üst perdeden vurguladı.
Ziraat Mektebi’ndeki Bir Odadan Dünya Devliğine
AA, ilk çalışmalarına Ankara’daki Ziraat Mektebi’nin (bugünkü Meteoroloji Genel Müdürlüğü binası) küçük bir odasında başladı. İlk bültenini 12 Nisan 1920’de yayımlayan ajans, kısıtlı imkanlara rağmen memleketin içindeki durumu en doğru şekilde aktardı. Halide Edip ve Yunus Nadi’nin binbir güçlükle hazırladığı bu bültenler, telgrafhane kapılarına asılarak köylere kadar ulaştırıldı ve Milli Mücadele ateşini körükledi.
TRT’den Anlamlı Kutlama Mesajı
Anadolu Ajansı’nın 106. gurur yılına ilişkin bir tebrik de kardeş kurum TRT’den geldi. TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: “Millî Mücadelemizin en çetin günlerinde Anadolu’nun bağrından doğan ve o günden bugüne milletimizin sesini dünyaya duyuran Anadolu Ajansı’nın 106. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Kardeş kurumumuzun tüm mensuplarına muvaffakiyetler diliyorum.”