ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan ateşkes sürecine dair dünyayı sarsacak açıklamalarda bulundu. Sosyal medya üzerinden adeta bir savaş manifestosu yayımlayan Trump, İran’ın şartları tam olarak yerine getirdiğinden emin olunana kadar ABD’nin bölgedeki tüm askeri varlığını "teyakkuzda" tutacağını ilan etti. Anlaşmanın bozulma ihtimalini her ne kadar "düşük" görse de, aksi bir durumda İran’ı tarihte eşi benzeri görülmemiş bir askeri yıkımla tehdit eden Trump, "Ordumuz şu an dinleniyor ama bir sonraki fetih için sabırsızlanıyor. Amerika geri döndü!" sözleriyle Washington’un yeni dönemdeki sert dış politika sinyalini verdi.
Hürmüz Boğazı ve Nükleer Kırmızı Çizgi
Trump’ın açıklamalarındaki en kritik nokta, küresel enerji koridorunun kalbi olan Hürmüz Boğazı ve İran’ın nükleer programı oldu. Tahran’ın nükleer silah sahibi olmasına asla müsaade edilmeyeceğinin altını çizen ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı’nın her ne pahasına olursa olsun "açık ve güvenli" kalacağını vurguladı. Öte yandan, New York Times ve CNN tarafından servis edilen "10 maddelik gizli plan" iddialarını "uydurma ve sahte" olarak nitelendiren Trump, bu tür dezenformasyonların barış sürecini sabote etmek için üretildiğini savundu.
Lübnan’da Kanlı Gece: 254 Ölü, Ateşkes Delindi mi?
İran ile ABD arasındaki kağıt üzerindeki ateşkes, sahada İsrail’in hamlesiyle ağır darbe aldı. İsrail ordusu, Beyrut başta olmak üzere Lübnan’ın yoğun nüfuslu bölgelerine yönelik son dönemin en şiddetli hava harekatını başlattı. Uyarı yapılmaksızın gerçekleştirilen saldırılarda, aralarında çok sayıda sivilin de bulunduğu en az 254 kişi hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler sahadaki tabloyu "yıkıcı" olarak tanımlarken, bu saldırı İran ve Hizbullah cephesinde "ateşkesin ihlali" olarak yorumlanarak misilleme sinyallerini beraberinde getirdi.
Tahran’ın Cevabı: "Boğazı Kapatırız, Mayın Döşeriz"
İsrail’in Lübnan saldırılarına İran kanadından sert bir "enerji kartı" yanıtı geldi. İran Devrim Muhafızları, İsrail’in operasyonlarını durdurmaması halinde Hürmüz Boğazı’nın stratejik bir silah olarak kullanılacağını duyurdu. "Deniz mayını riski" gerekçesiyle gemilere alternatif rotalar sunan Tahran yönetimi, İsrail’in geri adım atmaması durumunda dünyanın en kritik petrol geçiş noktasını tamamen kapatabileceğinin sinyalini verdi.
Diplomasi Masasında Lübnan Çatlağı
Ateşkesin kapsamı konusundaki belirsizlik, müttefikler arasında da görüş ayrılıklarına yol açtı. Trump yönetimi ve Netanyahu, Lübnan’ın ateşkes sınırları içinde olmadığını savunurken, İran tarafı Hizbullah’ı da kapsayan topyekun bir duraklama talep ediyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in "Lübnan için söz vermedik" çıkışına karşılık, Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafları itidale davet ederek Lübnan’ın da sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan "Süreci Kundaklatmayın" Uyarısı
Bölgedeki yangını söndürmek için devreye giren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile kritik bir telefon trafiği gerçekleştirdi. Görüşmede İran bağlamındaki ateşkesi değerlendiren Erdoğan, 40 günlük büyük bir gerilimin ardından açılan "iki haftalık fırsat penceresinin" heba edilmemesi gerektiğini belirtti. Erdoğan, barış sürecinin provokasyonlarla "kundaklanmasına" izin verilmemesi gerektiğini vurgulayarak, Türkiye’nin Pakistan gibi dost ülkelerle birlikte çözüm için elinden geleni yapacağını ifade etti.