İran ve ABD arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yürütülen dolaylı görüşmelerde sular durulmuyor. Pakistanlı diplomatik kaynaklar, Tahran heyetinin müzakerelerin ikinci turu için hazır olduğunu öne sürse de, İran Dışişleri Bakanlığı bu iddiaları jet hızıyla yalanladı. İran tarafı, masaya oturmama gerekçesi olarak Washington’ın "bitmek bilmeyen taleplerini" ve "istikrarsız tutumunu" işaret ediyor. Özellikle Donald Trump’ın enerji hatlarına yönelik imha tehditleri, müzakere iklimini adeta buz kestirdi.
Şahbaz Şerif’ten 45 Dakikalık Kritik "İkna" Mesaisi
Krizin derinleşmesi üzerine Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif devreye girdi. Şerif, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaklaşık 45 dakika süren stratejik bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmenin odağında, bölgedeki ateşkesin korunması ve Tahran’ın müzakere masasına geri dönmesi yer aldı. Pakistan, krizin derinleşmesini engellemek adına arabuluculuk rolünü en üst perdeden kullanmaya devam ediyor.
"Her Ne Pahasına Olursa Olsun Müzakere Etmeyiz"
İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı İbrahim Azizi, Al Jazeera’ye yaptığı açıklamada Tahran’ın stratejisini net bir dille özetledi. Azizi, kapıların tamamen kapanmadığını ancak İran’ın "kırmızı çizgilerinden" taviz vermeyeceğini vurguladı. Azizi, "Eğer karşı taraftan olumlu sinyaller alırsak ekip göndeririz; ancak her şartı kabul eden bir taraf olmayacağız" diyerek topu Washington’a attı.
Bekayi’den Sert Çıkış: "Deniz Ablukası Ateşkesi Deldi"
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi’nin açıklamaları ise iplerin kopma noktasına geldiğini gösteriyor. Bekayi, ABD’nin deniz ablukası uygulayarak ateşkes şartlarını ihlal ettiğini belirterek, "Geçmişteki saldırıları unutmadık. ABD ve İsrail yeni bir saldırı başlatırsa, ordumuz gereken cevabı en sert şekilde verecektir" dedi. Bu açıklama, müzakere masasının üzerindeki savaş bulutlarını bir kez daha yoğunlaştırdı.
Tarihi Süreç: 28 Şubat’tan İslamabad Masasına
Bölgedeki gerilim, 28 Şubat’ta başlayan çatışmaların ardından 8 Nisan’da sağlanan ateşkesle bir nebze olsun durulmuştu. 11 Nisan’da İslamabad’da yapılan ilk tur görüşmelerden ise somut bir sonuç çıkmamıştı. Şimdi tüm dünya, Trump’ın "diplomasi için son kapı" olarak nitelendirdiği ve ABD heyetinin yola çıktığı yarın akşamki randevuda İran’ın gerçekten orada olup olmayacağını bekliyor.