Yunanistan'ın en etkili yayın organlarından Kathimerini, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın imza attığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Atina yönetiminde derin bir rahatsızlık ve hayal kırıklığı yarattığını duyurdu. Son yıllarda Körfez ülkeleriyle ilişkilerini sıkılaştırmaya çalışan Yunanistan'ın, stratejik ortak olarak gördüğü Riyad’ın Türkiye ile ortak savunma taahhüdüne girmesini öngöremediği vurgulandı.
Atina’nın "Patriot Diplomasisi" Boşa mı Çıktı?
Kathimerini’de yer alan detaylı analizde, Atina’nın son beş yıldır Suudi Arabistan ile ilişkileri derinleştirmek adına ciddi adımlar attığı hatırlatıldı. Yunanistan, Riyad’ın enerji altyapısını korumak amacıyla ülkeye Patriot hava savunma sistemleri konuşlandırmış ve Yunan askeri personelini bölgede görevlendirmişti. Ancak Türkiye ve Pakistan’ın dahil olduğu savunma mutabakatı, Yunanistan’ın bu diplomatik ve askeri yatırımlarının karşılığında beklediği stratejik garantileri alamadığını ortaya koydu.
IMEC Projesi ve ABD Hesapları Çöktü mü?
Haberde, Yunan yönetiminin ABD öncülüğünde İran’a karşı geliştirilen bölgesel işbirliklerini yakından izlediği, ancak bu sürecin bağlayıcı bir ortak savunma paktına dönüşeceğini tahmin edemediği kaydedildi. Bu gelişmenin, Yunanistan’ın büyük umut bağladığı ve bölgeyi jeopolitik olarak bağlamayı hedefleyen Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) projesinin geleceğini de olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekildi.
Husi Tehdidi ve Türk Savunma Sanayi Etkisi
Analize göre, Riyad yönetiminin bu hamleyi yapmasındaki en büyük etken, Husilerden gelen doğrudan güvenlik tehditlerine karşı kapsamlı bir bölgesel kalkan oluşturma arzusu. Türkiye ise bu pakt sayesinde Körfez pazarındaki savunma sanayii varlığını üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Pakistan ile İHA teknolojisinde ortaklık yürüten Ankara’nın, Baykar vasıtasıyla Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği İHA satışları da bu askeri yakınlaşmanın somut bir zemini olarak gösteriliyor.
Ankara'dan Güvence: "Hedef Değil, Savunma Odaklı"
Yunan basınında yer verilen Türk yetkililerin değerlendirmelerinde ise anlaşmanın tamamen savunma gayesi taşıdığı ve doğrudan herhangi bir üçüncü ülkeyi hedef almadığı vurgulandı. Ankara, pakta ilişkin kapıların ilerleyen dönemde bölgedeki diğer aktörlere de açık kalacağının altını çiziyor.