Yeni Birlik Gazetesi Gündem Avrupa Birliği'nden Orta Doğu Mesajı! 'Özgürlük Bombalarla Sağlanamaz'

Avrupa Birliği'nden Orta Doğu Mesajı! 'Özgürlük Bombalarla Sağlanamaz'

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, Brüksel’de düzenlenen Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada uluslararası hukuk, insan hakları ve küresel güvenlik konularına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Costa, özgürlük ve insan haklarının askeri güç kullanılarak sağlanamayacağını belirterek bu değerlerin korunmasının uluslararası hukuk çerçevesinde mümkün olacağını ifade etti. Konuşmasında küresel sistemde yaşanan değişimlere dikkat çeken Costa, çok taraflı işbirliğinin önemine vurgu yaptı.

Antonio Costa, Avrupa Birliği’nin her yıl Brüksel’de düzenlediği Büyükelçiler Konferansı’nda konuşma yaptı. Konuşmasında uluslararası ilişkilerde güç siyasetinin yeniden öne çıkmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.

Costa, çok kutuplu bir dünyada sorunların çözümü için çok taraflı yaklaşımların gerekli olduğunu dile getirdi. Uluslararası hukukun yerini güç siyasetinin almasının küresel düzen açısından ciddi riskler barındırdığını ifade etti.

Küresel Düzenle İlgili Değerlendirmeler

Dünyanın yeni bir gerçeklikle karşı karşıya olduğunu belirten Costa, uluslararası sistemde yaşanan gelişmelere dikkat çekti. Konuşmasında Rusya’nın barışı ihlal ettiğini, Çin’in ticareti sekteye uğrattığını ve ABD’nin uluslararası kurallara dayalı düzeni zorladığı bir dönemin yaşandığını ifade etti.

Costa, bu süreçte uluslararası hukuk ilkelerinin korunmasının önemine vurgu yaptı.

“Kurallara Dayalı Uluslararası Düzen Savunulmalı”

Costa, Avrupa Birliği’nin önceliklerinden birinin kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmak olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler Şartı’nda yer alan ilkelerin korunmasına katkı sağlanması gerektiğini belirtti.

Uluslararası hukuk ihlallerinin dünyanın herhangi bir yerinde kabul edilemez olduğunu dile getiren Costa, bu durumun Ukrayna, Grönland, Latin Amerika, Afrika, Gazze ve Orta Doğu gibi farklı bölgeler için geçerli olduğunu ifade etti.

İnsan hakları ihlallerinin de nerede yaşanırsa yaşansın kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Orta Doğu’daki Savaşla İlgili Açıklamalar

Konuşmasında Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Costa, bölgedeki savaşın en büyük endişe kaynaklarından biri olduğunu söyledi.

İran’ın bu durumun temel nedenlerinden sorumlu olduğunu belirten Costa, tek taraflı politikaların küresel sorunların çözümünde etkili olmayacağını ifade etti. İran ve Hizbullah gibi aktörlerin komşularına yönelik saldırılarının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Costa ayrıca özgürlük ve insan haklarının askeri yöntemlerle sağlanamayacağını belirterek bu değerlerin korunmasının uluslararası hukuk çerçevesinde mümkün olacağını ifade etti.

Sivillerin Korunması ve Nükleer Güvenlik Vurgusu

Antonio Costa, sivillerin korunmasının ve nükleer güvenliğin sağlanmasının önemine dikkat çekti. Uluslararası hukuka saygı gösterilmesinin hayati bir gereklilik olduğunu ifade etti.

Gerginliğin daha fazla tırmanmasının önlenmesi gerektiğini belirten Costa, çatışmaların genişlemesinin Orta Doğu’nun yanı sıra Avrupa ve diğer bölgeler açısından da risk oluşturacağını söyledi.

“Bu Savaşta Tek Kazanan Rusya”

Costa, konuşmasında Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarına da değindi. Mevcut savaş ortamında Rusya’nın ekonomik ve siyasi avantaj elde ettiğini belirtti.

Enerji fiyatlarının yükselmesiyle Rusya’nın savaşını finanse etmek için yeni kaynaklar elde ettiğini ifade eden Costa, ayrıca Orta Doğu’daki çatışmaların uluslararası gündemi değiştirdiğini söyledi.

Rusya’ya Yaptırımlar ve AB Genişlemesi

Costa, Rusya’ya yönelik baskının sürdürülmesi gerektiğini belirterek mevcut yaptırımların uzatılmasını ve yeni yaptırım paketinin kabul edilmesini beklediğini ifade etti.

Avrupa Birliği’nin genişleme sürecine de değinen Costa, Ukrayna’nın üyelik başvurusunun genişleme politikasına yeni bir dinamizm kazandırdığını söyledi. Bu sürecin Moldova ve Batı Balkan ülkelerini de kapsadığını belirtti.

Birleşmiş Milletler’in Rolü

Costa, çok taraflı işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek Birleşmiş Milletler’in küresel sistemdeki rolüne dikkat çekti. BM’nin evrensel meşruiyete sahip tek forum olduğunu ifade etti.

Uluslararası sistemde yaşanan değişimlere rağmen BM’nin etkili çok taraflı işbirliğini sürdürebilecek temel yapı olmaya devam ettiğini belirtti.