Yeni Birlik Gazetesi Gündem 'Avrupa bu uykudan uyanmalı' Bakan Fidan’dan nükleer savaş ve rehavet uyarısı!

'Avrupa bu uykudan uyanmalı' Bakan Fidan’dan nükleer savaş ve rehavet uyarısı!

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, küresel diplomasinin merkezlerinden Viyana’da dünyaya seslendi. Askeri kapasitelerin arttığı ancak siyasi amaçların belirsizleştiği bir dönemden geçildiğini vurgulayan Fidan, Türkiye’nin NATO’daki stratejik yerini, Rusya-Ukrayna savaşındaki "rehavet" tehlikesini ve Orta Doğu’da yükselen bağlantı projelerini masaya yatırdı.

Bakan Fidan, Transatlantik bağların Türkiye için sadece bir tercih değil, stratejik bir gereklilik olduğunun altını çizerek Ankara’daki NATO Zirvesi’ne dikkat çekti:

Birlik Mesajı: "Ankara Zirvesi, birliği yeniden tasdik etmek için tarihi bir fırsat olacak."

Avrupalı NATO: Görüşmelerin merkezinde "daha kabiliyetli ve Avrupalı bir NATO" vizyonunun yer alacağını belirtti.

Koordinasyon Şart: AB’nin savunma girişimlerinin, NATO dışı müttefiklerle (Türkiye, İngiltere, Norveç) çelişmemesi gerektiğini hatırlattı.

"Avrupa Tehlikeli Bir Rehavet İçinde"

Ukrayna-Rusya savaşının beşinci yılına girmesinin normalleştirilmesine sert tepki gösteren Fidan, şu uyarıları yaptı:

Tırmanma Riski: Savaşın konvansiyonel aşamadan nükleer aşamaya sıçrama riskinin her zaman masada olduğunu hatırlattı.

Barış Masası: Türkiye’nin tarafları daha önce 4 kez bir araya getirdiğini anımsatarak, adil ve kalıcı barış için yeniden ev sahipliğine hazır olduklarını bildirdi.

Orta Doğu ve Enerji Koridorları

Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin küresel etkilerinin, Rusya-Ukrayna savaşından çok daha hızlı ve yıkıcı olduğunu belirten Fidan, Türkiye’nin vizyon projelerini sıraladı:

Bağlantı Projeleri: Körfez’i Irak, Suriye ve Türkiye üzerinden dünyaya bağlayacak demir yolu ve boru hattı projelerinin aciliyet kazandığını ifade etti.

Arabuluculuk: ABD ile İran arasındaki müzakerelerde Türkiye’nin sadece gözlemci değil, aktif bir "paydaş" ve arabulucu olduğunu vurguladı.

AB'ye "Kimlik Siyaseti" Eleştirisi

Türkiye-AB ilişkilerinin 2007'den itibaren teknik kriterlerden "kimlik siyasetine" kurban edildiğini belirten Fidan, tarihi bir saptamada bulundu:

"Eğer Türkiye 2000'lerde AB'ye üye olsaydı, bugün ne Brexit yaşanırdı ne de AB savunma alanında bu kadar kırılgan olurdu."

Diplomaside Dünyanın 3. Büyük Ağı

Türkiye’nin diplomatik gücünün 2002’den bu yana devasa bir artış gösterdiğini kaydeden Fidan, "163 olan temsilcilik sayımızı 264'e çıkararak dünyanın üçüncü büyük diplomatik ağını işletiyoruz." diyerek Türk dış politikasının küresel ölçekteki operasyonel gücüne vurgu yaptı.