Küresel ekonomideki dalgalanmalar ve Orta Doğu merkezli bölgesel gerilimler sürerken, uluslararası finans çevrelerinin Türkiye’ye olan güveni yatırımlara yansımaya devam ediyor. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkan Yardımcısı Matteo Patrone, 2026 yılının ilk altı ayında Türkiye genelindeki projelere 1,2 milyar avroluk finansman sağladıklarını açıkladı. Geçtiğimiz yılı 2,7 milyar avroluk rekor bir yatırımlarla kapattıklarını hatırlatan Patrone, yılın geri kalanı için de masadaki proje havuzunun oldukça güçlü olduğunu belirtti.
Bölgesel Riskler Karşısında Likidite Kalkanı
Dünyanın zorlu ve değişken bir jeopolitik dönemden geçtiğine dikkat çeken Patrone, EBRD’nin öncelikli odak noktalarından birinin çatışmalardan etkilenen bölgeleri desteklemek olduğunu ifade etti. Bu kapsamda onaylanan kriz müdahale paketinin, krizlerin dolaylı etkilerini yoğun şekilde hisseden Türkiye gibi stratejik ülkeleri de kapsadığını aktardı. Banka, özellikle bölgesel kırılganlıklardan olumsuz etkilenen Türk şirketlerine likidite hatları açarak finansal sürdürülebilirliği desteklemeyi ve sermaye piyasalarındaki daralmalar nedeniyle uzun vadeli kaynak bulmakta zorlanan yatırım projelerine alternatif finansman sunmayı hedefliyor.
Küresel Tedarik Zincirinde Türkiye "Vazgeçilmez Operasyon Merkezi"
Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’de tırmanan lojistik riskler ile tedarik zincirindeki küresel aksamalar, Türkiye’nin coğrafi avantajını yeniden ön plana çıkardı. Patrone, Türkiye'nin uluslararası pazarlara yakınlığı ve güvenli bir transit koridoru olma özelliği sayesinde "nearshoring" (yakın coğrafyadan tedarik) trendinin en güçlü destinasyonu haline geldiğini vurguladı. Otomotiv, beyaz eşya ve dayanıklı tüketim malları gibi sanayi kollarındaki güçlü endüstriyel ortaklıkların bu durumu kanıtladığını belirten Başkan Yardımcısı, ülkenin lojistik gücünü artırmaya yönelik Tersan Grubu gibi stratejik aktörlerle yeni işbirliklerine imza attıklarını dile getirdi.
Sanayide Karbonsuzlaşma İçin 5 Milyar Avroluk Büyük Hedef
İstanbul'da gerçekleştirdiği resmi ve özel sektör temaslarında yeşil dönüşümün ana gündem maddesi olduğunu belirten Patrone, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesine büyük önem verdiklerini söyledi. Bu doğrultuda emisyon yoğun endüstrileri dönüştürmek amacıyla kurulan "Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu" üzerinde yoğunlaştıklarını ifade eden Patrone, uluslararası paydaşlar ve resmi makamlarla işbirliği içinde, enerji verimliliği projelerine toplamda 5 milyar avroluk bir kaynağı harekete geçirmeyi hedeflediklerini müjdeledi.
"Yeni Ekonomi Politikaları Türkiye’yi Çok Daha Dirençli Kıldı"
Türk ekonomisindeki makroekonomik gelişmeleri de değerlendiren Matteo Patrone, ekonomi yönetiminin kararlı adımlarına övgüde bulundu. Enflasyon yönetimi ve uygulanan rasyonel ekonomi politikaları sayesinde Türkiye’nin geçmiş dönemlere kıyasla dış şoklara karşı çok daha sağlam bir duruş sergilediğini belirtti. Dışsal faktörlerin dezenflasyon sürecini bir miktar uzatabileceğini kabul eden Patrone, buna rağmen düşüş trendinin temellerinin oldukça güçlü olduğunu ve Türk ekonomisinin pozitif bir gidişat sergilediğini sözlerine ekledi.