Yeni Birlik Gazetesi Gündem Avrupa’nın gözü bu projede: KKTC’den Türkiye’ye çift yönlü enerji köprüsü!

Avrupa’nın gözü bu projede: KKTC’den Türkiye’ye çift yönlü enerji köprüsü!

Ankara ile Lefkoşa arasında imzalanan tarihi mutabakat zaptı, Doğu Akdeniz’deki enerji ticaretini kökten değiştirmeye hazırlanıyor. Deniz altından inşa edilecek çift yönlü boru hattı, KKTC’nin ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde, bölge gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasının önünü açacak.

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında enerji alanında atılan tarihi adım, Doğu Akdeniz'deki tüm dengeleri yerinden oynatmaya aday. İki ülke arasında imzalanan "KKTC'ye Doğal Gaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı" kapsamında hayata geçirilecek deniz altı boru hattı projesi, sadece adanın enerji ihtiyacını güvenceye almakla kalmayacak; aynı zamanda bölge gazının küresel pazarlara ulaştırılmasında yeni ve stratejik bir ihracat kapısı aralayacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın detaylarını paylaştığı proje, Anamur ile Teknecik arasında inşa edilecek. Toplamda 101 kilometre uzunluğunda olması planlanan hattın 97 kilometresi denizin derinliklerinden, 4 kilometresi ise karadan geçecek. Projenin en dikkat çekici yönü ise çift yönlü (birectional) olarak tasarlanması. Bu tasarım, gelecekte KKTC ve çevresinde üretilebilecek doğal gazın Türkiye’ye ve ardından Avrupa pazarlarına aktarılmasına olanak tanıyacak.

Mısır ve İsrail Eksenindeki "Karşılıklı Bağımlılık" Kıskacı

Doğu Akdeniz'deki mevcut enerji piyasası, uzun süredir İsrail’in üretim fazlası ve Mısır’ın ciddi enerji açığı üzerine kurulu bir denge barındırıyor. Konuyu değerlendiren Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsü Kıdemli Misafir Araştırma Görevlisi Julian Bowden, İsrail için şu an tek fiili seçeneğin Mısır olduğunu vurguluyor.

Ancak Mısır’ın yaşadığı derin doğal gaz krizi, ülkeyi bir ihracat merkezi olmaktan çıkarıp sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatçısı konumuna getirdi. Bu durum, bölge gazının küresel piyasalara açılmasını zorlaştırıyor. Bowden, Türkiye ile kurulacak bir boru hattı bağlantısının bu kısırlığı kıracağını ve hem İsrail hem de Kıbrıs adası için pazar çeşitliliği yaratarak bölgedeki arama faaliyetlerini adeta kamçılayacağını ifade ediyor.

"Türkiye’nin Enerji Merkezi Hedefi İçin Kritik Bir Yapı Taşı"

Uzmanlar, Türkiye-KKTC hattının hayata geçmesi durumunda Doğu Akdeniz'de taşların yerinden oynayacağı görüşünde birleşiyor. Projenin Türkiye’nin bölgesel bir doğal gaz ticaret merkezi olma vizyonunu doğrudan desteklediği belirtiliyor.

Coğrafi ve Ekonomik Açıdan En Akılcı Rota: Türkiye

Akdeniz Enerji ve İklim Örgütü Petrol ve Gaz Direktörü Sohbet Karbuz da projenin ticari ve lojistik avantajlarına dikkat çekiyor. Doğu Akdeniz gazının Avrupa’ya ulaştırılmasında KKTC ve Türkiye güzergahının coğrafi olarak en az maliyetli ve en güvenli seçenek olduğunu belirten Karbuz, gelecekte Lübnan gibi diğer bölge ülkelerinin yapacağı olası keşiflerin de bu sisteme entegre edilebileceğini ifade ediyor. Bu senaryo, Avrupa'nın Rusya krizinden sonra sığındığı pahalı spot LNG piyasalarına olan bağımlılığını da ciddi oranda azaltma potansiyeli taşıyor.

Akdeniz’de "Arama Fırtınası" Eserken Siyasi Engeller Masada

Bölgede şu an tam anlamıyla bir "petrol ve gaz arama fırtınası" yaşandığını, ülkelerin uluslararası dev şirketlerle arka arkaya lisans ihaleleri düzenlediğini aktaran uzmanlar, en büyük bariyerin ise altyapıdan ziyade jeopolitik olduğunu hatırlatıyor. Kıbrıs meselesinin çözümsüzlüğü, kapsayıcı bir enerji koridorunun önündeki en büyük kısıt olmaya devam ediyor.

Ancak taraflar arasında sağlanacak olası bir uzlaşı ve ortak işletim modeli, Akdeniz gazının kaderini değiştirebilir. Kısa ve orta vadede piyasa dinamikleri nedeniyle aslan payı Mısır’ın olmaya devam etse de, Türkiye-KKTC hattı uzun vadeli projeksiyonlarda ezber bozan bir alternatif olarak masadaki yerini sağlamlaştırıyor. Projenin planlama ve müzakere süreçleri göz önüne alındığında, ticari gaz akışının 2030 yılı civarında başlaması öngörülüyor.