Türkiye, toplumsal yapısının temel taşı olan aileyi korumak ve demografik yapısını güçlendirmek adına tarihi bir sürece imza atıyor. 2026-2035 yıllarını kapsayan "Aile ve Nüfus 10 Yılı" stratejisiyle, aile kurumu artık sadece sosyal bir birim değil, devlet aklının ve tüm politikaların ana ekseni haline geliyor.
2035 Vizyonu: Aile Devletin Merkezinde!
Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’nin gelecek projeksiyonunda ailenin belirleyici rolüne dikkat çekti. Yeni dönemde tüm kamu politikalarının; aileyi güçlendirecek, nüfus artışını destekleyecek ve toplumsal değerleri gelecek kuşaklara aktaracak şekilde dizayn edileceğini vurgulayan Göktaş, "Aileyi devlet aklının merkezine koyduk" diyerek kararlılık mesajı verdi.
Dünyaya "Aile Diplomasisi" Çıkartması
Türkiye’nin aile odaklı vizyonu sınırları aşarak küresel bir boyuta taşındı. Bakanlık tarafından yürütülen "aile diplomasisi" trafiği kapsamında bugüne kadar tam 186 ülke ile temas kuruldu. Bu dev diplomatik ağ sayesinde 23 farklı ülke ile aile politikalarını içeren mutabakat zaptı imzalanarak, Türkiye’nin bu alandaki tecrübesi dünyaya ihraç edilmeye başlandı.
İlk Randevu 15 Mayıs’ta!
Bu dev vizyonun sahadaki en büyük yansıması ise kutlamalar olacak. Bakan Göktaş, 15 Mayıs’ı da içine alan Mayıs ayının son haftasının bundan böyle "Milli Aile Haftası" olarak kutlanacağını müjdeledi. Hafta boyunca Türkiye genelinde yapılacak etkinliklerle hem toplumsal farkındalık artırılacak hem de 10 yıllık stratejinin ilk adımları atılacak.
Nüfus Yapısı İçin Stratejik Kalkan
Gelecek nesillere değerlerin aktarılmasında ailenin kilit rol oynadığını hatırlatan Bakanlık, hazırlanan stratejik planla Türkiye’nin nüfus yapısını korumayı hedefliyor. 2035 yılına kadar sürecek bu süreçte; gençlerin aile kurması desteklenecek, çocuk sahibi olan ailelere yönelik teşvikler ve koruyucu mekanizmalar devletin öncelikli ajandası olacak.