Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde yaklaşık 10 yıl önce işlenen ve üzerindeki sır perdesi bir türlü aralanamayan Mehmet Emin Karaalp cinayetinde önemli bir gelişme yaşandı. 2016 yılında 22 yaşındayken başından vurularak öldürülen Karaalp’in katil zanlıları, teknolojik imkanların en üst düzeyde kullanıldığı çok yönlü bir operasyonla kıskıvrak yakalandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Hiçbir cinayetin karanlıkta kalmasına müsaade etmeyeceğiz" diyerek geçmişe dönük tüm faili meçhul dosyaların mercek altında olduğunu duyurdu.
Zamanaşımı Güvence Olmadı: Dosya Raftan İndi
Operasyon, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonuyla başladı. Çermik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilk harcı atılan ve Ergani Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla derinleştirilen soruşturmada dosya raftan indi.

Teknolojik Takip Duvara Toslattı: İzmaritteki Gizli Kodlar
Cinayetin çözülmesindeki en büyük kırılma noktası ise olay yerinden toplanan delillerin yeniden laboratuvara girmesi oldu. Adli Tıp Kurumunun uzman kadroları, seneler önce mukayese edilemeyen sigara izmaritleri üzerinde ileri moleküler genetik incelemeler gerçekleştirdi.
JASAT’tan Şafak Operasyonu: 8 Gözaltı
Teknik ve fiziki takibin adli tıp verileriyle taçlandırılmasının ardından düğmeye basıldı. Ergani Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla harekete geçen jandarmanın dedektifleri olan JASAT ekipleri, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı desteğiyle eş zamanlı baskınlar düzenledi. Cinayeti bizzat işlediği ya da faillere zemin hazırlayıp yardım ettiği değerlendirilen 8 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

"Geçmişin Tüm Karanlık Dosyalarının Üzerine Gidilecek"
Operasyonun ardından sosyal medya hesabı üzerinden kararlılık mesajı veren Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığı ile yürütülen güçlü koordinasyona dikkat çekti. Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, adaletin tecellisi ve milletimizin huzuru için tavizsiz bir kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz. Bu operasyonla birlikte; hiçbir mağdur ailemizin adalet arayışının karşılıksız bırakılmayacağı ve zamanın geçmesinin faillere hiçbir zaman güvence sağlamayacağı bir kez daha ortaya konmuştur. Geçmişin karanlıkta kalan bütün dosyalarının üzerine aynı kararlılıkla gidilecektir."