Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen Petersberg İklim Diyaloğu Toplantısı kapsamında Türkiye’nin Birleşmiş Milletler 31. İklim Değişikliği Konferansı (COP31) Başkanlığı sürecine dair diplomasi trafiği yürüttü.
Bakan Kurum; Almanya, Japonya ve Birleşik Krallık’tan mevkidaşlarının yanı sıra BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İcra Sekreteri Simon Stiell ile bir araya gelerek Türkiye’nin "adil ve kapsayıcı" iklim vizyonunu paylaştı.

COP31 takvimi netleşti: Adres Antalya ve İstanbul
Türkiye, 2026 yılında düzenlenecek olan dünyanın en büyük iklim zirvesi COP31’in ev sahipliğini ve dönem başkanlığını üstlendi. 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek dev organizasyonun ana müzakere merkezi Antalya EXPO alanı olacak.
Zirvenin en kritik ayağı olan "Liderler Zirvesi"nin ise İstanbul’da yapılması planlanıyor. Türkiye, bu süreçte gelişmiş ekonomiler ile gelişmekte olan ülkeler arasında bir "köprü" görevi üstlenerek, iklim krizine karşı küresel uzlaşıyı sağlamayı hedefliyor.
"Hiçbir ülkenin geride bırakılmayacağı" bir diplomasi
Berlin’deki temaslarında Türkiye’nin COP31 vizyonuna dair önemli mesajlar veren Bakan Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, küresel iş birliği fırsatlarını değerlendirdiklerini ifade etti.
Türkiye’nin başkanlık sürecinde özellikle Pasifik ve Afrika gibi iklim değişikliğine karşı en kırılgan bölgelerin ihtiyaçlarına odaklanılacağı vurgulandı. "İnsanın doğayla yeniden helalleşmesi" vizyonuyla hareket eden Türkiye, 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi doğrultusundaki kararlılığını bu uluslararası platformda da tescillemiş oldu.
Küresel iklim finansmanında kritik eşik
Petersberg İklim Diyaloğu gibi üst düzey buluşmalar, Kasım ayındaki büyük zirve öncesinde ülkelerin taahhütlerini netleştirdiği bir zemin sunuyor. 2026’daki COP31, özellikle 2025’te Brezilya’da yapılacak COP30’un ardından, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşılması noktasında "final virajı" olarak görülüyor.
Türkiye'nin başkanlığında, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğine uyum sağlaması için gerekli olan finansal kaynakların artırılması ve "Kayıp-Hasar Fonu"nun etkin kullanımı gibi hayati başlıkların karara bağlanması bekleniyor.