Yeni Birlik Gazetesi Gündem Bakan Kurum’dan duygulandıran paylaşım: Küçük Yusuf ve dedesinin yeniden başlayan hikâyesi

Bakan Kurum’dan duygulandıran paylaşım: Küçük Yusuf ve dedesinin yeniden başlayan hikâyesi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 6 Şubat depremlerinde her şeyini kaybeden emekli Abdullah Çelik ile torunu Yusuf Berk’in devletin şefkat eliyle yeniden hayata tutunuşunu paylaştı. Bakan Kurum, “Gözlerindeki hüznü silmek, yarasını sarmak, yüzünü güldürmek nasip oldu. Bundan daha kıymetli bir şey yok” dedi.

MUHABİR: Ahmet Eren

DEVLETİN ŞEFKAT ELİYLE YENİDEN HAYAT

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Türkiye, tarihinin en büyük dayanışma ve yeniden inşa sürecine girdi. Asrın felaketinde 50 binden fazla can yitirilirken, devlet tüm imkânlarıyla milletinin yanında oldu. Bu büyük dayanışmanın sembol hikâyelerinden biri de Adıyamanlı Abdullah Çelik ile torunu Yusuf Berk’in yeniden başlayan hayatı oldu.

Depremde eşini, iki kızını ve dört torununu kaybeden 65 yaşındaki emekli Abdullah Çelik, yarıyıl tatili için yanlarına gelen kızları ve torunlarıyla birlikte toplam 10 yakınını toprağa verdi. Enkazdan, henüz 40 günlük olan torunu Yusuf Berk ile sağ kurtarılan Çelik, devletin sunduğu destekle hayata yeniden tutundu.

Bugün Yusuf Berk 3 yaşında… Dede–torun, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Adıyaman İndere’de inşa edilen sağlam, güvenli ve modern konutlarda huzur içinde yaşıyor.

BAKAN KURUM: “BUNDAN DAHA KIYMETLİ BİR ŞEY YOK”

Bakan Murat Kurum, dede–torunun yürekleri ısıtan hikâyesini ve yeni evlerinden görüntüleri paylaşarak şu ifadeleri kullandı:

“Adıyamanlı Abdullah ağabeyimiz huzurlu yuvasında torunuyla yepyeni bir hayata başladı. ‘Devlet güçlü oldu mu her şey olur’ diyor. Bizlere de gözlerindeki hüznü silmek, yarasını sarmak, yüzünü güldürmek nasip oldu. Bundan daha kıymetli bir şey yok.”

Bakan Kurum’un sözleri, devletin sosyal devlet anlayışıyla yaraları nasıl sardığının en somut göstergesi oldu.

“AİLEM GİTTİ, BİR BEN KALDIM, BİR DE 40 GÜNLÜK TORUNUM”

Abdullah Çelik, deprem günü yaşadıklarını anlatırken felaketin büyüklüğünü şu sözlerle dile getirdi:

“Ben en üst kattaydım, bir baktım üzerimde yağmur yağıyor. Hiçbir yeri tanıyamadım. Adıyaman diye bir şey yoktu. Ailem gitti, bir ben kaldım, bir de 40 günlük torunum…”

“DEVLET BABALIK YAPTI, HÂLÂ DA YAPIYOR”

Devletin desteğiyle ayakta kaldıklarını vurgulayan Çelik, şükran dolu sözlerle konuştu:

“Çok acılar çektim ama devlet bunları yapmasaydı daha çok üzülürdüm. Devlet babalık etti bize; ev yaptı, yuvamızı kurduk. Devlet güçlü oldu mu her şey olur. Devlet babadır, baba evlatlarını bırakmaz. Devlet de bizi bırakmadı.”

“DEVLET BİZİ ÇOK ÇABUK TOPARLADI”

Yeni evlerinde dede–torun yepyeni bir hayata başladıklarını anlatan Çelik, devletin hızlı ve kararlı adımlarına dikkat çekti:

“Çok büyük çileler çektik ama devlet bizi çok çabuk toparladı. Çadır, konteyner, prefabrik… Hiçbirini eksik etmedi. 65 yaşındayım, kendim ev yapamazdım ama devlet iki sene içinde yaptı, teslim etti. Bu yapılanlarla hakikaten bir nebze teselli verildi.”

GÜÇLÜ SOSYAL ALANLAR, GÜVENLİ GELECEK

Afet konutlarının sadece ev değil, bir yaşam alanı sunduğunu belirten Abdullah Çelik, torununun sosyal imkânlarla güvenle büyüdüğünü söyledi:

“Torunumu kreşe götürüyorum, parka gidiyoruz. Evde tek ama parka gitti mi çocuklarla oynuyor. Sosyal faaliyetler çok. Çok şükür her şey güzel.”