Konferansın 40 yıl aradan sonra yeniden İstanbul’da düzenlendiğini belirten Uraloğlu, toplantının üye ülkeler ve İslam alemi için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ettiğini söyledi.
Son kırk yılda dünya ekonomisinin, ticaret yollarının, üretim merkezlerinin ve ulaştırma teknolojilerinin köklü bir dönüşüm geçirdiğini ifade eden Uraloğlu, bu dönüşümün ulaştırma alanındaki işbirliğini daha stratejik hale getirdiğini dile getirdi.
Uraloğlu, İİT çatısı altında yürütülen işbirliğinin, üye ülkeler arasındaki dayanışmayı ve karşılıklı güveni güçlendiren önemli bir zemin oluşturduğunu kaydetti. Ulaştırmanın yalnızca ekonomik kalkınmanın değil, insani dayanışmanın, kriz yönetiminin ve bölgesel istikrarın temel altyapılarından biri olduğunu söyledi.
Filistin Vurgusu ve İnsani Yardımlar
İslam coğrafyasının farklı bölgelerinde insani acılar yaşandığını belirten Uraloğlu, özellikle Filistin’de yaşananların uluslararası sistemin işleyişine dair soru işaretleri doğurduğunu ifade etti. Filistin’deki insani dram karşısında İslam dünyasının ortak bir duruş sergilemesi gerektiğini söyledi.
Ulaştırma ve lojistik alanındaki işbirliğinin, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılmasında hayati rol oynadığını belirten Uraloğlu, ulaştırmanın krizlere karşı direncin temel unsurlarından biri olduğunu dile getirdi.
“Türkiye Jeostratejik Bir Güven Adası”
Türkiye’nin ulaştırma vizyonunun “Yol medeniyettir” anlayışı üzerine inşa edildiğini belirten Uraloğlu, yolun yalnızca fiziki bir altyapı olmadığını ifade etti.
Türkiye’nin coğrafi konumu, gelişmiş altyapısı ve çok modlu lojistik kapasitesi sayesinde küresel ticaretin merkezlerinden biri haline geldiğini kaydeden Uraloğlu, “Asya ile Avrupa, kuzey ile güney arasında kurduğu kesintisiz bağlantılar sayesinde Türkiye, yalnızca bir geçiş ülkesi değil, küresel tedarik zincirlerinin güvenilir, öngörülebilir konumlanmaktadır” dedi.
Türkiye’nin uluslararası diplomasideki duruşu ve kriz çözme kabiliyetiyle “jeostratejik bir güven adası” haline geldiğini belirten Uraloğlu, son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında 355 milyar dolardan fazla yatırım yapıldığını söyledi.
Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Projesi
Küresel ulaştırma sistemlerinde yaşanan darboğazlara dikkat çeken Uraloğlu, alternatif ve güvenli güzergahların geliştirilmesinin zorunluluk haline geldiğini belirtti.
Türkiye’nin ulaştırma koridorlarını çeşitlendirmeyi ve tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirmeyi hedeflediğini ifade eden Uraloğlu, Orta Koridor’un Asya ile Avrupa arasında kısa ve öngörülebilir bir güzergah sunduğunu söyledi.
Kalkınma Yolu Projesi’nin ise Basra Körfezi’nden Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan yeni bir bağlantı oluşturmayı hedeflediğini kaydetti.
Afrika ve İİT Bünyesinde Yeni Adımlar
Dakar–Port Sudan Demiryolu Projesi kapsamında Afrikalı ülkelere teknik destek vermeye hazır olduklarını belirten Uraloğlu, geçen yıl İstanbul’da düzenlenen Küresel Ulaştırma Koridorları Forumu’nda 7 Afrika ülkesiyle işbirliği mutabakat zaptı imzalandığını söyledi.
İİT bünyesinde kara ulaştırmasına odaklanan bir uzmanlık kuruluşu oluşturulması önerisini gündeme getiren Uraloğlu, gerekli belgelerin hazırlanarak 2028’de düzenlenecek 3. İİT Ulaştırma Bakanları Konferansı’na sunulmasını teklif etti.
Toplantı, ülkeler arası işbirlikleri ve gelecek dönem planlamalarının ele alınmasıyla devam etti.