Deniz salyası olarak bilinen ve Marmara’yı nefessiz bırakan müsilaj tehlikesi yeniden gündemde. Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, Anadolu Ajansı’na yaptığı çarpıcı açıklamalarda, Marmara Denizi'nin içine düştüğü kirlilik sarmalından çıkış yolunu gösterdi. Öztürk’e göre; her damlası milli servet olan bu deniz, şu an dev bir "kanalizasyon çukuru" muamelesi görüyor.
"Marmara'ya İhanet Ediyoruz: %50'si Arıtılmıyor!"
Deniz ekosistemindeki dengesizliğin en somut kanıtı olan müsilajın bir "doğa olayı" değil, insan eliyle yaratılan bir felaket olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Öztürk, acı tabloyu gözler önüne serdi. Marmara Denizi'ne verilen suların yarısının hala arıtılmadığını belirten Öztürk, "Kara kökenli kirlenme Marmara'nın boğazına sarılmış durumda. Bir litre suyun bile arıtılmadan denize deşarj edilmesi, müsilaja davetiye çıkarmaktır" dedi.
"Ötrofikasyon" Çıkmazı: Görünmez Katiller İş Başında
Azot ve fosfat gibi evsel atıkların tetiklediği "ötrofikasyon" sürecine dikkat çeken Öztürk, denizin kimyasının bozulduğunu anlattı. Mikroskobik canlıların kontrolsüzce üremesinin sonucu olan müsilaj ve "red tide" (kızıl gelgit) olaylarının tesadüf olmadığını hatırlatan Öztürk; 80’li yıllardan bu yana biriken kirlilik yükünün artık taşınamaz boyuta ulaştığının altını çizdi.
"Kim Temizleyecek? Biz Kirlettik, Biz Ödeyeceğiz!"
Marmara Denizi'nin 2021'de "Özel Çevre Koruma Bölgesi" ilan edilmesini doğru bir adım olarak niteleyen Prof. Dr. Bayram Öztürk, topu belediyelere ve bakanlıklara attı. Vatandaşın arıtma bedelini ödediğini ancak hizmetin denetlenmesi gerektiğini savunan Öztürk, şu sert uyarıyı yaptı:
"Marmara’yı ne Çinliler ne Arjantinliler temizleyecek. Burası bize ait tek iç deniz. Sloganımız net: 'Kirleten öder.' Biz kirlettik, arıtma tesislerini kurarak bedelini biz ödeyeceğiz."
Gelecek Kuşaklara "Balıksız" Bir Deniz mi Kalacak?
Müsilajın aslında 25 yıldır orada olduğunu ancak 2020’deki büyük patlamaya kadar kimsenin uyanmadığını belirten Öztürk, sözlerini duygusal ama sarsıcı bir uyarıyla noktaladı: "Marmara Denizi ağır hasta ama henüz ölmedi. Eğer bugün arıtma yapmazsak, yarın çocuklarımız balık yiyemeyecek. Kirli suda biz nasıl yüzmüyorsak, balık da o suda durmaz, gider. Gelecek kuşaklara temiz bir deniz bırakmak namus borcumuzdur."