Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres’in Kıbrıs adasındaki liderlerle gerçekleştirdiği üçlü görüşmenin ardından Ankara’dan kritik değerlendirmeler geldi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, adada kalıcı bir çözümün sağlanabilmesi için Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliğinin ve uluslararası statüsünün kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.
Sözcü Keçeli, BM Genel Sekreteri Guterres’in sürecin başından bu yana sergilediği diplomatik çabaların takdirle karşılandığını belirtirken, adadaki mevcut durum göz önüne alındığında iki taraf arasında henüz ortak bir zeminin oluşmadığına dikkat çekti.
Güven Artırıcı Adımlar ve İş Birliği Vurgusu
Süreç dahilinde güven inşasının önemine değinen Keçeli, BM gözetiminde yürütülen temaslar kapsamında somut iş birliği alanlarına odaklanılmasının faydalı olacağını kaydetti. Taraflar arasındaki diyaloğun geliştirilmesi açısından bu adımların kıymetli olduğunu belirten Sözcü, Türkiye’nin yapıcı yaklaşımını koruduğunu aktardı.
Ancak Rum tarafının mevcut yaklaşımına eleştiri getiren Keçeli, Doğu Akdeniz ve bölge güvenliğini olumsuz etkileyen adımlar sona ermediği sürece masadaki çözüm ihtimallerinin gerçekçi bir zemine oturmayacağının altını çizdi.
"Eski Çözüm Modelleri Geride Kaldı"
Açıklamasında adadaki tarihsel sürece de değinen Öncü Keçeli, onlarca yıldır müzakere edilen ve sonuç vermeyen geleneksel parametrelerin artık geçerliliğini yitirdiğini vurguladı. Türkiye’nin garantör ülke sorumluluğuyla hareket ettiğini belirten Keçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Anavatan ve Garantör devlet olarak, Kıbrıs meselesinin adil, kapsamlı ve sürdürülebilir çözümüne ancak adadaki saha gerçekleri esas alınarak varılabilir. Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü temelde yer almalıdır. Türkiye, her zaman olduğu gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesine tam desteğini sürdürecektir."