Antalya Diplomasi Forumu’na (ADF 2026) katılan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, uluslararası kamuoyunun odaklandığı müzakere süreçlerine ilişkin Tahran’ın tavrını netleştirdi. Forumun oturum aralarında değerlendirmelerde bulunan Hatibzade, ABD ile yürütülmesi beklenen diplomatik temaslarda önceliğin tarih belirlemek değil, sarsılmaz bir çerçeve oluşturmak olduğunu vurguladı.
Müzakerelerde "Çerçeve" Ön Koşulu
Hatibzade, ikinci tur müzakerelere ilişkin yaptığı açıklamada, sonuçsuz kalacak bir diplomatik girişimden kaçındıklarını belirtti. Mevcut odak noktasının taraflar arasındaki mutabakat zeminini kesinleştirmek olduğunu ifade eden Bakan Yardımcısı, başarısızlıkla sonuçlanacak veya yeni gerilimlere zemin hazırlayacak bir toplantıya girmeyeceklerini hatırlattı. Tahran yönetimine göre, somut bir çerçeve üzerinde uzlaşı sağlanmadan görüşme takviminin netleşmesi mümkün görünmüyor.
Uluslararası Hukuk ve "İstisna" Vurgusu
Görüşmelerde kaydedilen ilerlemeye rağmen henüz nihai sonuca ulaşılamamasını karşı tarafın tutumuna bağlayan Hatibzade, önemli suçlamalarda bulundu. İran'ın uluslararası hukuk kurallarının dışına itilmeye çalışıldığını savunan Hatibzade, ülkesinin hukuk dışı hiçbir dayatmayı kabul etmeyeceğini ifade etti. Sürecin tıkanma noktası olarak ise karşı taraftan gelen "aşırı talepler" işaret edildi.
Hürmüz Boğazı ve Güvenli Geçiş Mesajı
Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığına dair dolaşımda olan iddialara da yanıt veren Hatibzade, deniz trafiğindeki güvenlik protokollerine değindi. İran’ın ateşkes şartlarına sadık kalarak ticari gemilerin geçişine izin vereceğini söyleyen Bakan Yardımcısı, olası ihlallere karşı ise sert bir uyarıda bulundu. Hatibzade, ABD tarafının verilen sözleri tutmaması durumunda, bölgedeki dengelerin değişebileceğinin sinyalini verdi.