Adana’nın Kozan ilçesinde düzenlenen panelde, Prof. Dr. Abdulazim Yıldız, Prof. Dr. Ahmet Beycioğlu, Prof. Dr. Barış Binici, Prof. Dr. Mustafa Laman ve Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç sunum yaptı. Panelde deprem riskleri, Adana’nın yapı stoku ve bölgedeki aktif faylar ele alındı. Prof. Dr. Süleyman Pampal da deprem beklenen bölgelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

6 Şubat Depremlerinin Adana ve Kozan’a Etkisi
Prof. Dr. Pampal, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde Adana’da yaklaşık 500 can kaybı yaşandığını hatırlattı. Söz konusu depremlerin Adana merkezli olmadığını belirten Pampal, ilk depremin Doğu Anadolu Fayı’nın, ikinci depremin ise Çardak Fayı’nın kırılmasıyla oluştuğunu ifade etti. Saat 04.17 ve 13.24’te meydana gelen 7,8 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin Adana ve Kozan’da ciddi kayıplara yol açtığını aktardı.
Adana ve Çevresindeki Aktif Faylar
Bölgedeki aktif faylara dikkat çeken Pampal, Adana’nın kuzeydoğusunda yer alan Kozan, Feke, Saimbeyli ve Aladağ ilçelerinin riskli alanlar arasında bulunduğunu söyledi. Doğuda Kadirli, Sumbas, Ceyhan ve Osmaniye’nin de aktif faylara yakın yerleşim alanları olduğunu belirtti. Bu fayların bir kısmının 7 büyüklüğüne kadar deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu kaydeden Pampal, Kozan’ın kuzey ve kuzeydoğusunda Akçaluşağı, Bozdoğanuşağı, Gezitdağ ve Yardibi faylarının bulunduğunu ifade etti. Tarihsel kayıtlara göre bölgede 1269 yılında yıkıcı bir depremin yaşandığını da hatırlattı.
Marmara Denizi’ndeki Kırılmamış Segment
İstanbul açısından en büyük riskin Marmara Denizi içindeki kırılmamış fay segmenti olduğunu belirten Pampal, Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey kolunun Silivri açıklarından başlayarak Tekirdağ ve Ganos’a kadar uzandığını söyledi. 1912’de Ganos Fayı’nın kırılarak 7,3 büyüklüğünde deprem ürettiğini, ardından doğuya doğru kırılmaların devam ettiğini ifade etti. 2009 ve 2011’de 5,5 ve 5,9 büyüklüğünde, 23 Nisan 2024’te ise 6,2 büyüklüğünde depremlerin meydana geldiğini aktardı. 1766’da İstanbul’u etkileyen iki büyük depremin de bu fay üzerinde gerçekleştiğini dile getirdi.
İstanbul İçin Beklenen Deprem Büyüklüğü
Prof. Dr. Pampal, Büyükçekmece açıklarından Eminönü’ne kadar uzanan ve yaklaşık 30–35 kilometre uzunluğundaki fay parçasının henüz kırılmadığını belirtti. Deniz altında bulunması nedeniyle net gözlemlerin sınırlı olduğunu ifade eden Pampal, bu segmentin kırılmasının beklendiğini söyledi. Daha önce de İstanbul’da 6,5–7,0 aralığında bir deprem yaşanabileceğini dile getirdiğini hatırlatan Pampal, 7’ye yakın büyüklükte bir depremin İstanbul’da meydana geleceğini ve bu fayın kırılmasıyla sürecin tamamlanacağını ifade etti.
Güney Kolda da Deprem Potansiyeli Bulunuyor
Pampal, Kuzey Anadolu Fayı’nın güney kolunun da risk taşıdığını belirterek, İznik–Gemlik–Pamukova hattında uzanan fayın 1065 yılından bu yana kırılmadığını söyledi. 1065’te yaklaşık 7 büyüklüğünde deprem üreten bu fayın, 7–7,5 büyüklüğünde deprem oluşturma potansiyeline sahip olduğunu aktardı. Olası bir kırılmanın İstanbul, Bursa, İznik ve Orhangazi’yi etkileyebileceğini kaydetti.