Yeni Birlik Gazetesi Gündem Burun eğriliği horlama ve uyku apnesinin potansiyel nedeni

Burun eğriliği horlama ve uyku apnesinin potansiyel nedeni

Burun eğriliği, horlama ve uyku apnesinin gizli nedeni olabilir. Uzmanlar, erken müdahalenin önemine dikkat çekiyor.

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Cengiz Aksakal, burun eğriliğinin horlama ve uyku apnesinin gizli belirtisi olabileceğini belirtti. Burun tıkanıklığı ve horlamanın hafife alınmaması gerektiğinin altını çizen Aksakal, "Burun boşluğunu sağ ve sol olmak üzere ikiye ayıran kıkırdak ve kemik yapının çeşitli nedenlerle bir tarafa eğilmesine 'septum deviasyonu' adı veriliyor. Toplumda oldukça sık görülen bu durum, her 10 kişiden 7'sinde farklı derecelerde burun eğriliğine neden olabiliyor" dedi.

Burun eğriliği, çoğu zaman yalnızca nefes alma güçlüğü olarak değerlendirilmesine rağmen, gece saatlerinde burundan rahat nefes alınamaması; horlama, ağız açık uyuma ve uyku apnesi gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Tedavi edilmeyen uyku apnesinin yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarılarda bulunan Doç. Dr. Aksakal, burun tıkanıklığı ve horlamanın ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

Aksakal, "İnsan fizyolojisi burundan nefes almaya göre tasarlandığı için, burun tıkandığında kişi ağızdan nefes almaya başlıyor. Bu durum, ağızdan geçen havanın küçük dil ve yumuşak damakta titreşim oluşturarak horlamaya neden olmasına yol açıyor. Dolayısıyla, burun tıkanıklığı horlamanın en önemli sebeplerinden biridir" şeklinde konuştu.

Burun tıkanıklığı ayrıca uyku apnesi riskini de artırıyor. Aksakal, "Eğer burun eğriliğine burun etlerinin büyümesi de eşlik ediyorsa, tıkanıklık daha da artabilmekte. Bu durumda kişi gece boyunca ağız açık uyumakta ve boğazdaki dokular hava yolunu daraltarak uyku apnesi riskini artırmaktadır" ifadelerini kullandı.

Horlama ile uyku apnesinin farklı tablolar olduğunu vurgulayan Aksakal, "Basit horlama çevreyi rahatsız eden bir sesken, uyku apnesinde nefes durmaları meydana gelir ve bu durum sağlık açısından ciddi riskler barındırır. Dolayısıyla, şiddetli horlama ve nefes durmaları mutlaka değerlendirilmelidir" dedi.

Ayrıca, sürekli ağız açık uyumanın sadece uyku kalitesini bozmakla kalmadığını, boğaz kuruluğu, sabah öksürüğü, diş eti hastalıkları ve ağız kokusuna da sebep olabileceğini belirtti. Tedavi edilmeyen uyku apnesinin, kandaki oksijen seviyesini düşürmesi sonucu yüksek tansiyon, kalp krizi ve Tip 2 diyabet riskini artırdığını ifade eden Aksakal, uyku apnesinin önemini vurguladı.

Burun eğriliği ameliyatı (septoplasti) ile birçok hastada nefes alma kalitesinin önemli ölçüde artırıldığını belirten Aksakal, bu operasyonun horlamayı azaltma ve uyku kalitesini yükseltme konusunda büyük katkı sağladığını aktardı. Ancak, hocanın belirttiğine göre horlamanın tek nedeni burun olmayabiliyor; boğaz yapısı, bademcikler, dil kökü ve çene anatomisi de göz önünde bulundurulmalıdır.

Ayrıca, şiddetli horlama ve uykuda nefes durması yaşayan kişiler için polisomnografi adı verilen uyku testinin yapılması gerektiğini söyleyen Aksakal, erken tanının yaşam kalitesini artıracağını ve ileride karşılaşılabilecek ciddi sağlık sorunlarını önleyeceğini belirtti.

Burun tıkanıklığının bazen alerji veya enfeksiyon gibi geçici nedenlerle ortaya çıkabileceğini vurgulayan Aksakal, uzun süredir devam eden şikayetlerde mutlaka bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulması gerektiğini ifade etti. Uzman, erken değerlendirme ile hem horlama hem de uyku kalitesinin iyileştirilebileceği gibi, uyku apnesine bağlı gelişebilecek ciddi sağlık sorunlarının da önlenebileceğini söyledi.

MEDİCAL PARK TOKAT HASTANESİ KULAK BURUN BOĞAZ UZMANI DOÇ. DR. CEYHUN AKSAKAL

MEDİCAL PARK TOKAT HASTANESİ KULAK BURUN BOĞAZ UZMANI DOÇ. DR. CEYHUN AKSAKAL