Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF 2026) ikinci gününde, "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" teması altında kürsüye çıkan KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs meselesine dair hayati mesajlar verdi. Kıbrıs Türk halkının 1878’den bu yana süregelen varoluş mücadelesine dikkat çeken Erhürman, adada hiçbir şekilde "azınlık" statüsünün kabul edilmeyeceğini ve siyasi eşitlik temelindeki çözüm iradesinin sarsılmaz olduğunu ifade etti.
"İzolasyonlar Hukuk Dışıdır"
Kıbrıs Türk halkına uygulanan ambargo ve izolasyonların hiçbir meşru gerekçesinin bulunmadığını belirten Erhürman, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler raporlarının da bu haksızlığı tescil ettiğini hatırlattı. Sporculardan bilim insanlarına kadar toplumun her kesiminin uluslararası alanda engellendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, "Sporcularımız hâlâ yarışamıyor, arkeologlarımızın makaleleri engelleniyor. Bu haksızlığın kabul edilmesi mümkün değildir" dedi.
"Sorunun Kaynağı Rum Tarafının Paylaşım İradesizliği"
Kıbrıs sorunundaki tıkanıklığın temel nedenine değinen Erhürman, Rum liderliğinin adadaki yönetim erkini ve doğal kaynakları Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemediğini savundu. Geçmiş müzakere süreçlerinden örnekler veren Erhürman, "dönüşümlü başkanlık" gibi siyasi eşitliğin temel göstergesi olan unsurların reddedilmesinin kabul edilemez olduğunu, bir hukukçu olarak bu eşitsizliğe geçit vermeyeceklerini dile getirdi.
Türkiye ile Tam Koordinasyon ve Güven Artırıcı Adımlar
Kıbrıs davasının Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir eşgüdüm içerisinde yürütüldüğünün altını çizen Erhürman, çözüm için aşamalı bir yöntem önerdi. Kapsamlı bir çözümden önce, iki liderin Lefkoşa’da yeni geçiş kapıları açmak gibi halkın hayatını kolaylaştıracak "güven artırıcı önlemler" üzerinde somut başarı göstermesi gerektiğini belirtti.
Silahlanma Çabalarına "Realizm" Uyarısı
Güney Kıbrıs’ın silahlanma ve büyük devletlere yaslanma politikasını "nafile bir çaba" olarak nitelendiren Erhürman, bu tür yaklaşımların bölgedeki istikrarı bozacağını ve hiçbir coğrafyada "büyük abilerin" kalıcı bir koruma sağlamayacağını hatırlattı. Erhürman, Kıbrıs Türk halkının kendi iradesi dışında alınan kararlar neticesinde risk altına sokulmasına asla müsaade etmeyeceklerini vurgulayarak konuşmasını noktaladı.





