Parti içinde yaşanan istifalar ve son olarak Haymana Belediye Başkanı Levent Koç’un ayrılık kararıyla sarsılan CHP kulisleri, şimdi de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile Tuzla Belediyesi arasındaki "imar vetosu" tartışmasıyla çalkalanıyor.
Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, İBB tarafından hazırlanan son teftiş raporunun ve uygulanan imar engelinin, ilçede yaşayan yaklaşık 30 bin vatandaşı mülkiyet hakkını kaybetme ve evsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığını açıkladı.
"arada kaldık, Yük Omuzlarımıza Bırakıldı"
Yaşanan krize dair çarpıcı açıklamalarda bulunan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, ilçenin hak etmediği bir sürecin içine itildiğini savundu. İBB ile merkezi yönetim birimleri arasındaki bürokratik sıkışmışlığın faturasının Tuzla halkına kesildiğini belirten Bingöl, "Maalesef hiç hak etmediğimiz bir şekilde İBB ile ilgili bakanlıkların arasında kaldık. Konu bizim üzerimize kalmış oldu. Geçmiş dönemde yapılmış yanlışların ve 30 bin Tuzlalıyı mağdur etmesi kaçınılmaz olan bir işin yükü omzumuza yüklendi" ifadelerini kullandı.
"bu yaklaşımı hayal kırıklığıyla karşılıyorum"
Kritik imar planının hayata geçmesine ramak kala İBB’nin sergilediği tutumu sert bir dille eleştiren Belediye Başkanı Bingöl, yerel yönetimler arasındaki koordinasyonsuzluğa dikkat çekti. Mağduriyeti önleyecek formülün son anda engellendiğini iddia eden Bingöl, "30 bin insanın evsiz kalmasını engelleyecek imar planının yürürlüğe girmesine sadece bir gün kala, İBB'nin Tuzla halkını mağdur eden bu yaklaşımını büyük bir üzüntü ve hayal kırıklığıyla karşılıyorum" diyerek tepkisini dile getirdi.
"Raporu Okuyunca Şoke Oldum: Resmen Yıkım Talimatı"
Hazırlanan teftiş raporunun içeriğiyle ilgili kaygılarını paylaşan ve kararın sosyal bir patlamaya yol açabileceği uyarısında bulunan Bingöl, raporun hukuki ve idari bağlayıcılığının altını çizdi. Kararın geri dönülemez bir süreci tetiklediğini belirten Tuzla Belediye Başkanı, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu teftiş raporu geri dönülemeyecek, talimat niteliğinde ve yıkım kararlarını zorunlu kılan bir rapordur. Raporu ilk okuduğumda adeta şoke oldum. Çünkü 30 bin Tuzlalının sokağa atılması demek; 30 yıllık emeğiyle bir daire alabilmiş emekli komşularımızı ve tüm birikimini o binanın altındaki dükkanın kira gelirine bağlamış olan Tuzlalıları tamamen çaresiz bırakmak anlamına geliyor."