Emekli Tümamiral ve akademisyen Cihat Yaycı, katıldığı bir YouTube programında İran’daki gelişmelerle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yaycı, İran’daki savaş ve bölgesel gerilimlerin perde arkasında çok daha büyük bir planın bulunduğunu öne sürerek “BİP yani Büyük İsrail Projesi” iddiasını gündeme getirdi.
Yaycı’nın değerlendirmelerine göre bölgede uygulanan strateji daha önce Irak ve Suriye’de görülen modele benziyor. İran’da özellikle Türk nüfusun yoğun yaşadığı Batı Azerbaycan bölgesinde PJAK’ın konumlandırıldığını öne süren Yaycı, Urumiye çevresinde ciddi bir güvenlik riski oluşabileceğini savundu.
Programda yaptığı açıklamalarda İran’daki Türklerin hedef alınabileceği iddiasını dile getiren Yaycı, Azerbaycan’a da uyarılarda bulundu. Yaycı’ya göre bölgede yürütülen planın amacı yalnızca İran değil, aynı zamanda Türkiye ve Azerbaycan üzerinde de yeni bir jeopolitik baskı oluşturmak.
Cihat Yaycı İran savaşının arkasında BİP yani Büyük İsrail Projesi olduğunu öne sürdü
Cihat Yaycı, programda yaptığı değerlendirmede bölgedeki gelişmeleri yalnızca İran’daki askeri gerilimle sınırlı görmediğini belirtti. Yaycı’ya göre Orta Doğu’da uzun süredir tartışılan Büyük Ortadoğu Projesi’nin yerini yeni bir plan aldı.
Bu planın adının BİP yani “Büyük İsrail Projesi” olduğunu iddia eden Yaycı, bölgede yaşanan askeri ve siyasi gelişmelerin bu çerçevede okunması gerektiğini savundu.
Yaycı, özellikle Irak ve Suriye’de daha önce uygulandığını öne sürdüğü bir stratejinin İran’da da hayata geçirilmeye çalışıldığını dile getirdi. Ona göre önce bölgesel krizler ve iç çatışmalar oluşturuluyor, ardından bu kaos ortamından faydalanarak yeni siyasi yapılanmalar ortaya çıkarılıyor.
Bu değerlendirme, programın en dikkat çeken başlıklarından biri oldu.
PJAK’ın İran’daki Türk bölgelerine yerleştiği iddiası
Cihat Yaycı’nın açıklamalarında öne çıkan bir diğer başlık ise PJAK’ın İran’daki faaliyetleri oldu. Yaycı, çözüm süreci döneminde PKK’nın bazı unsurlarının Türkiye’den çekilerek farklı bölgelere yöneldiğini hatırlattı.
Yaycı’ya göre benzer bir model İran’da da uygulanıyor. Bu iddiaya göre Türkiye ve Suriye’den çekilen bazı örgüt mensupları PJAK çatısı altında İran’a yönlendirildi.
Yaycı, özellikle İran’ın Batı Azerbaycan bölgesinde bulunan Urumiye çevresinde bu yapılanmanın güç kazandığını öne sürdü. Bu bölgede Türk nüfusun yoğun olduğunu hatırlatan Yaycı, olası bir gerilimin ciddi sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.
Bu açıklamalar sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı.
Urumiye ve Sulduz için katliam uyarısı
Cihat Yaycı’nın açıklamalarında en dikkat çeken ifadelerden biri ise Urumiye ve çevresine yönelik güvenlik uyarısı oldu.
Yaycı, İran’daki bazı kaynaklardan kendisine gelen bilgilere dayandırarak Urumiye’nin Sulduz ilçesi ve çevresindeki Türk nüfusun risk altında olabileceğini iddia etti. Bu bölgelerde yaşayan insanların endişe içinde olduğunu öne süren Yaycı, silahlı örgüt unsurlarının bölgede konuşlandığını söyledi.
Yaycı, bu durumun ilerleyen süreçte iç çatışma riskini artırabileceğini belirtti. Ona göre Irak ve Suriye’de yaşanan süreçlerin benzeri İran’da da yaşanabilir.
Bu iddialar programın en çok konuşulan bölümleri arasında yer aldı.

Azerbaycan için petrol ve doğalgaz uyarısı
Cihat Yaycı, açıklamalarında Azerbaycan’a da dikkat çekici uyarılarda bulundu. Yaycı’ya göre İran’daki gelişmeler yalnızca bu ülkeyi değil, Azerbaycan’ı da etkileyebilir.
Yaycı, Azerbaycan’ın enerji kaynaklarının bölgesel güç mücadelelerinde önemli bir faktör olduğunu belirterek petrol ve doğalgaz rezervlerinin stratejik hedef haline gelebileceğini öne sürdü.
Bu nedenle Azerbaycan’ın PJAK faaliyetlerini yakından takip etmesi gerektiğini ifade eden Yaycı, bölgede yaşanan gelişmelerin geniş bir jeopolitik planın parçası olabileceğini söyledi.
Uzmanlara göre bu tür açıklamalar bölgesel güvenlik tartışmalarının daha da yoğunlaşmasına neden olabilir.
Irak ve Suriye örneği üzerinden İran senaryosu
Cihat Yaycı, konuşmasında Irak ve Suriye’de yaşanan süreçlere de değindi. Yaycı’ya göre bu ülkelerde önce silahlı örgütlerin güç kazanması sağlandı, ardından bölgesel kontrol alanları oluşturuldu.
Irak’ta Türkmenlerin silahsız olduğunu, buna karşılık silahlı örgütlerin bölgede etkin hale geldiğini belirten Yaycı, benzer bir tablonun Suriye’de de yaşandığını savundu.
Yaycı, İran’da Batı Azerbaycan bölgesinde benzer bir sürecin başlayabileceğini öne sürerek bu gelişmelerin dikkatle izlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Bölgedeki gelişmelerin uluslararası güvenlik ve enerji dengeleri açısından da yakından takip edildiği belirtiliyor.