DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’nin vatandaşların talep, öneri ve şikâyetlerini doğrudan kamu kurumlarına iletebildiği bir başvuru ve geri bildirim mekanizması olduğu hatırlatıldı.
Açıklamada, CİMER’e yapılan her başvurunun otomatik olarak disiplin işlemi ya da yaptırım anlamına gelmediği vurgulandı. Başvuruların ilgili kurumlar tarafından mevzuat çerçevesinde değerlendirildiği ve sonuçlandırıldığı belirtildi.
Bu kapsamda CİMER’in kamu çalışanları üzerinde sistematik bir baskı aracı olarak kullanıldığı yönündeki iddiaların doğru olmadığı ifade edildi.
CİMER ihbar kültürü mü oluşturuyor?
Kamuoyunda gündeme getirilen “CİMER ihbar kültürü yaratıyor” iddiasına da açıklık getirildi. DMM, sistemin katılımcı demokrasi mekanizması olarak tasarlandığını ve vatandaş ile kamu arasında doğrudan iletişim kanalı sunduğunu bildirdi.
Açıklamada, dünyanın en büyük katılımcı demokrasi mekanizmalarından biri olarak gösterilen CİMER’in işlevsiz ya da baskı aracı gibi sunulmasının manipülasyon amacı taşıdığı kaydedildi. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik iddialara itibar edilmemesi istendi.
Hangi CİMER başvuruları işleme alınmıyor?
DMM açıklamasında, 5690 sayılı CİMER Yönetmeliği’ne de atıf yapıldı. Buna göre yalnızca tahmine veya zanna dayalı ifadeler içeren, somut bilgi ya da belge barındırmayan başvurular ile amacı ve konusu anlaşılır nitelikte olmayan müracaatların işleme alınmadığı belirtildi.
Bu düzenlemenin, sistemin keyfi ihbarlara açık olmadığına işaret ettiği ifade edildi. Başvuruların belirli kriterler doğrultusunda incelendiği ve mevzuata uygun şekilde değerlendirildiği vurgulandı.
CİMER nasıl bir mekanizma olarak tanımlanıyor?
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi, vatandaşların kamu hizmetlerine ilişkin talep, öneri ve şikâyetlerini iletebildiği resmi bir başvuru platformu olarak faaliyet gösteriyor. Yapılan başvurular ilgili kurumlara yönlendirilerek yanıt süreci başlatılıyor.
DMM, CİMER’in kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda işlediğini belirtti. Sistemin kamu çalışanlarına yönelik doğrudan bir yaptırım mekanizması olmadığı, değerlendirme sürecinin ilgili kurumların yetkisinde olduğu ifade edildi.
Son dönemde gündeme gelen “CİMER başvuruları kamu çalışanları üzerinde baskı oluşturuyor” ve “ihbar kültürü yaygınlaşıyor” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtilirken, resmi açıklamanın ardından gözler kamuoyundaki tartışmalara çevrildi.