İstanbul merkezli yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada, kamuoyunda "Casperlar" ve "Çirkinler" olarak bilinen organize suç ittifakının dehşet verici yöntemleri deşifre edildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, yurt dışında firari durumda bulunan örgüt elebaşlarının, Türkiye’deki çocukları adeta birer uzaktan kumandalı tetikçiye dönüştürdüğünü belgeledi. İş insanlarını hedef alarak milyonlarca liralık haraç çarkı kuran yapının, organize suç dünyasında eşine az rastlanır yöntemler kullandığı saptandı.
Avrupa'dan Yönetilen Şantaj Ağı ve İade Süreci
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre; suç örgütünün lider kadrosunun tamamı yurt dışında bulunuyor. "Hamuş" kod adıyla bilinen çete elebaşı İsmail Atız'ın, rakip grupların hedefinde olması sebebiyle Almanya, Hollanda ve İtalya hattında sürekli kılık ve konum değiştirdiği belirlendi. Hakkında Interpol tarafından kırmızı bülten çıkarılan Atız, önce Almanya’da ardından Eylül 2025'te İtalya’da yakalanarak cezaevine gönderildi. Örgütün diğer üst düzey isimleri Mehmet Erhan Atız ve Hüseyin Kaan Akkuş’un uluslararası alanda aranmasına ise devam ediliyor.

Çete yöneticilerinin, takipten kaçmak amacıyla sahte kimlikler üzerine açılmış yabancı SIM kartlar (patates hatlar) kullandığı, iş insanlarını Kolombiya'dan Estonya'ya kadar uzanan farklı ülke kodlu hatlar üzerinden arayarak baskı altına aldığı tespit edildi.
Motosiklet Vaadiyle Sürülen "Piyon" Çocuklar
İddianamenin en sarsıcı bölümünü ise örgütün çocukları suça sürükleme mekanizması oluşturdu. Çetenin; yaşları 13 ile 17 arasında değişen, çoğunluğu motosiklet sahibi olma hayali kuran çocukları "piyon" olarak kullandığı ortaya çıkarıldı.
Örgüt yöneticileri, hedef aldıkları iş yerlerinin adreslerini bu çocuklara ilettikten sonra saldırı anını anlık olarak takip etti. Çocuk tetikçiler olay yerine ulaştığında başlatılan görüntülü aramalarla, kurşunlama anları yurt dışındaki liderler tarafından adeta canlı yayında izlendi ve kayıt altına alındı.
Bazukalı Fotoğraflar ve Ahşap Kutudaki Mermi
Soruşturma detayları, şebekenin hedeflerini sindirmek için başvurduğu sıra dışı tehdit taktiklerini de gün yüzüne çıkardı:
Çekmeköy'deki Araç Kiralama Saldırısı: Bir filo kiralama şirketinin sahibinden 20 milyon lira haraç isteyen çete üyesi, ret cevabı alınca ağır silahların yer aldığı bir fotoğraf gönderdi. Fotoğrafta bir askerî bazuka ve otomatik piyade tüfekleriyle yazılmış "CASPER" ibaresi yer aldı. Tehdidin ardından iş yeri, plakasız motosikletli iki çocuk tarafından kurşun yağmuruna tutuldu.
Diş Kliniğine Adrese Teslim Mermi: Küçükçekmece’de bir kliniğe kurye kılığındaki 16 yaşındaki bir çocuk aracılığıyla hediye kutusu gönderildi. Kutudan 9 mm çapında dolu bir kovan ve yazılı tehdit notu çıktı.
Sokak Baskısı ve Dernek Kılıfı: Bağcılar'da faaliyet gösteren bir iş insanı görüntülü aranarak önce 3 milyon, ardından 10 milyon lira haraç ödemeye zorlandı. Mağdurun, "teknoloji ve bilim" adı altında faaliyet gösteren bir dernek binasına çağrılarak onlarca silahlı kişi tarafından kuşatıldığı ve ardından iş yerinin hedef alındığı kayıtlara geçti.
"Borcun 100 Milyon Oldu": Hareket Halindeki Araca Pusu
Çetenin, haraç taleplerine kılıf uydurmak adına geçmişe dönük asılsız iddialar uydurduğu da görüldü. Sultangazi'de bir esnafı arayan örgüt yöneticileri, yıllar önce yaşanan bir yaralama olayını bahane ederek "diyet" adı altında gayrimenkul talep etti. Tehditlerin dozunu artırarak "Sesi dinle, bom!" şeklinde ses kayıtları atan şebeke, Beykoz'da bir beton firması sahibinden istenen haracı kısa sürede 100 milyon liraya çıkardı. İstenen parayı alamayan çete, firmanın seyir halindeki çimento mikserini yolda pusuya düşürerek kurşunladı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan kapsayıcı iddianame kapsamında, örgüt yöneticileri ve suça sürüklenen çocuklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve onlarca yıla varan hapis cezaları talep ediliyor.