Yeni Birlik Gazetesi Gündem Çocuklarda besin seçiciliğiyle başa çıkmanın yolları

Çocuklarda besin seçiciliğiyle başa çıkmanın yolları

Ebeveynlere besin seçiciliğiyle başa çıkma konusunda uzman önerileri sunuyoruz.

Çocukluk döneminde sıkça karşılaşılan yeni tatları reddetme ve her gün aynı yiyecekleri isteme gibi besin seçiciliği davranışları, ebeveynler için mücadele haline dönüşebiliyor. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Mısra Aydın, bu süreçte çocukların bağımsızlık arayışları ve yeni gıdalara duydukları doğal temkinlilik nedeniyle besin seçiciliğinin belirginleştiğini belirtiyor.

Besin seçiciliği çocukların gelişim dönemlerinin doğal bir parçası olarak kabul edilse de, aileler için kaygı dolu bir durum oluşturabiliyor. Sebze yemeyi reddeden ya da tabaklarındaki yiyecekleri kokusu, rengi ve dokusu nedeniyle geri çeviren çocuklar, aile içinde çatışmalara yol açabiliyor. Ancak Uzm. Dyt. Mısra Aydın, bu durumun her zaman patolojik bir sağlık sorununa işaret etmediğine dikkat çekiyor. Önemli olan, sürecin sağlıklı bir iletişimle yönetilmesidir.

Ebeveynlerin çocukları yemek yemeye zorlamasının uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirten Aydın, yemek saatlerinin mücadele alanına dönüşmemesi gerektiğini vurguladı: 'Ebeveynlerin en sık yaptığı hatalardan biri, çocuğu yemek yemesi için zorlamak veya ödül-ceza yöntemlerine başvurmaktır. 'Bir kaşık daha ye' ya da 'Sebzeni bitirirsen tatlı vereceğim' gibi ifadeler kısa vadede işe yarar gibi görünse de, uzun vadede çocuğun besinlerle sağlıklı ilişki kurmasını zorlaştırabilir.'

Aydın, yemek saatlerinin ekrandan uzak, keyifli ve paylaşım odaklı olması gerektiğini belirterek porsiyon baskısından kaçınılması gerektiğini, küçük tabaklarla sunum yapılmasını öneriyor.

Çocukların yeni tatlara alışmasının zaman alabileceğini ifade eden Aydın, yapılan araştırmalara göre, bir çocuğun yeni bir besini kabul etmesi için o besinle en az 10 ila 20 kez karşılaşması gerektiğini söylüyor. Bu nedenle, ilk reddedişte vazgeçmek yerine, besini farklı pişirme yöntemleriyle tekrar tekrar sofraya getirmek önemlidir. Ailelerin beslenme alışkanlıklarının çocuklar üzerindeki etkisi büyüktür; çocuklar gördüklerini öğrenir. Aile bireylerinin sebzeleri severek tüketmesi ve düzenli sofraya oturması, çocuğun da bu davranışları benimsemesini kolaylaştıracaktır. Ayrıca çocukların yemek hazırlama ve alışveriş süreçlerine dahil edilmesi, besinlere olan ilgiyi artıracaktır.

Diyetisyen Mısra Aydın, besin seçiciliğinin her zaman sadece davranışsal bir durum olmayabileceğini, bazen altında fizyolojik veya gelişimsel faktörlerin de yatabileceğini belirtiyor ve kritik noktaların iyi belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. Aydın, çocuğun gelişiminde gerilik, çok sınırlı besin tüketimi, belirli besin gruplarını tamamen reddetmesi, kilo kaybı yaşaması veya beslenme nedeniyle sosyal yaşamının etkilenmesi durumlarında mutlaka çocuk hekimi ve diyetisyen değerlendirmesi yapılmasının önemini ifade ediyor. Gerekli durumlarda çocuk gelişimi uzmanı, psikolog veya ergoterapist gibi farklı disiplinlerle iş birliği yapılmasının, çocuğun sağlıklı gelişimi açısından kritik bir öneme sahip olduğunu sözlerine ekliyor.

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU BESLENME VE DİYET BÖLÜMÜ'NDEN DİYETİSYEN MISRA AYDIN

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU BESLENME VE DİYET BÖLÜMÜ'NDEN DİYETİSYEN MISRA AYDIN