Yeni Birlik Gazetesi Gündem Çocuklarda karaciğer yağlanmasının artışı tehlike sinyalleri veriyor

Çocuklarda karaciğer yağlanmasının artışı tehlike sinyalleri veriyor

Karaciğer yağlanması, çocuklarda yaygın hale gelerek obezite ve metobolik hastalıklarla ilişkili riskler doğuruyor.

Karaciğer yağlanması, yalnızca yetişkinlerin değil, aynı zamanda çocukların ve gençlerin de karşılaştığı önemli bir sağlık sorunu haline geldi. Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Önder Ekmen, bu durumun artış nedenlerini ve sonuçlarını değerlendirerek, çocuklarda sağlıklı yaşam alışkanlıklarının gerekliliğine vurgu yaptı.

Yüksek kalorili beslenme etkileri

Doç. Dr. Ekmen, "Yüksek kalorili beslenme, şekerli içeceklerin fazla tüketimi, ekran başında geçirilen sürenin artması ve fiziksel aktivitenin azalması çocuklarda karaciğer yağlanmasını artırıyor. Çocuklukta başlayan bu süreç, ilerleyen yaşlarda ciddi karaciğer hastalıklarına zemin hazırlayabilir" ifadelerini kullandı.

Belirtiler genellikle göz ardı ediliyor

Karaciğer yağlanmasının genellikle sessiz ilerlediğine dikkat çeken Ekmen, "Erken evrede hastaların büyük bölümünde belirgin bir şikâyet oluşmaz. Bu durum, çoğunlukla rutin kontroller sırasında tesadüfen saptanır. Halsizlik, çabuk yorulma ve karın sağ üst kısmında dolgunluk hissi bazı kişilere görülebilir, ancak çoğu zaman bu durum göz ardı ediliyor" şeklinde konuştu.

Riskler ciddi boyutlara ulaşabilir

Doç. Dr. Ekmen, karaciğer yağlanmasının basit bir yağ birikimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı: "Bu süreç bazı hastalarda iltihaplanmaya, ardından fibrozise yani sertleşmeye yol açabilir. Tedavi edilmediğinde siroza kadar ilerleyebilmekte, ileri evrelerde karaciğer kanseri riski de artmaktadır."

Metabolik hastalıklarla bağlantılı

Obezite, diyabet ve insülin direncinin karaciğer yağlanmasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Ekmen, "İnsülin direnci geliştiğinde vücutta yağ depolanması artıyor ve bu yağ karaciğere taşınıyor. Özellikle bel çevresi yağlanması önemli bir risk faktörüdür" dedi.

Tanı süreci ve önem taşır

Tanı süreci hakkında bilgi veren Ekmen, "Hastanın risk faktörleri öncelikle değerlendirilir. Kan testlerinde karaciğer enzimleri incelenir. En sık kullanılan yöntem ise ultrasonografidir. Gerektiğinde elastografi ile karaciğer sertliği ve yağ oranı kontrol edilebilir" şeklinde ifade etti.

Yaşam tarzı değişikliği öneriliyor

Karaciğer yağlanmasının erken evrede geri döndürülebilir olduğuna dikkat çeken Ekmen, "Tedavinin temelini sağlıklı beslenme, kilo kaybı ve düzenli egzersiz oluşturur. Önerilen Akdeniz tipi beslenme modelinde, sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller, balık ve zeytinyağı yer alır" dedi.

Erken tanı ve önlem stratejileri

Düzenli kontrollerin önemine vurgu yapan Ekmen, "İdeal kilonun korunması, düzenli egzersiz yapılması ve metabolik hastalıkların kontrol altında tutulması büyük önem taşıyor. Karaciğer yağlanması erken dönemde fark edildiğinde büyük ölçüde önlenebilir ve geri döndürülebilir bir hastalıktır" diyerek sözlerini tamamladı.

DOÇ. DR. MEHMET ÖNDER EKMEN

DOÇ. DR. MEHMET ÖNDER EKMEN