Türkiye’nin dijital varlıklarını koruma altına alacak olan Siber Güvenlik Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında 5 Mayıs 2026 tarihinde ilk toplantısını gerçekleştirdi.
İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, siber güvenliğin artık milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı. Toplantıda, küresel düzeyde artan karmaşık tehditlere karşı proaktif bir savunma mimarisi oluşturulması ve Türkiye’nin dijital egemenliğinin güçlendirilmesi yönünde stratejik kararlar alındı.
15 stratejik sektör kritik altyapı ilan edildi
Zirvenin en somut çıktılarından biri, siber saldırılara karşı öncelikli olarak korunacak "Kritik Altyapı Sektörleri"nin listelenmesi oldu. Alınan karar doğrultusunda; Enerji, Finans, Sağlık, Ulaştırma, Savunma Sanayii ve Uzay gibi 15 hayati alan bu kapsama alındı. Bu sektörlerde siber dayanıklılığın artırılması ve yerli-milli teknolojilerin kullanımının zorunlu hale getirilmesi hedefleniyor. Kurul, siber risklere karşı hızlı uyum kabiliyetinin geliştirilmesi ve kurumlar arası eş güdümün en üst seviyeye çıkarılması hususunda mutabakata vardı.
Veri egemenliği ve dijital sınırlar
Toplantıda ayrı bir başlık olarak ele alınan veri egemenliği konusu, verinin teknik bir unsurdan ziyade "stratejik bir değer" olduğu ilkesiyle değerlendirildi. Türkiye’nin dijital verilerinin yerli altyapılarda saklanması ve işlenmesi yönündeki kararlılık teyit edildi. Siber Güvenlik Başkanlığının, ulusal düzeyde güçlü bir siber güvenlik mimarisi inşa etmek amacıyla faaliyetlerini proaktif bir yapıda sürdüreceği açıklandı.
Caydırıcılık ve küresel rekabet
Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki kurulda, bölgesel gerilimlerin siber boyutu da masaya yatırıldı. Siber tehditlerin her geçen gün daha boyutlu hale geldiği belirtilerek, Türkiye’nin caydırıcılık kapasitesinin artırılması için somut uygulamaların hızla hayata geçirileceği ifade edildi. Dijital hizmetlerden gıda ve tarıma kadar geniş bir yelpazede güvenli bir dijital gelecek inşa edilmesi için paydaşların sürece etkin katılımı sağlanacak.