İstanbul Finans Merkezi (İFM), küresel iktisat dünyasının geleceğini şekillendiren tarihi bir zirveye ev sahipliği yaptı. 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katılım bankacılığı sektörünü tamamen yeniden yapılandıracak ve sektöre küresel ölçekte sınıf atlatacak iki dev reformu ilk kez kamuoyuna duyurdu. Erdoğan, kamu katılım bankalarının tek çatı altında birleştirileceğini ve Emlak Katılım'ın halka arz edileceğini açıkladı.
Kamu Katılım Bankalarında "Güç Birliği" Dönemi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın paylaştığı reform paketinin en dikkat çekici maddesi, kamu sermayeli katılım bankalarına yönelik yapılandırma oldu. Sektördeki ağırlığı artırmak ve operasyonel verimliliği zirveye taşımak amacıyla Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım’ın tek bir çatı altında birleştirileceğini belirten Erdoğan, "Bu hamleyle sektör farklı bir ivme kazanacaktır" diyerek katılım finans pazarında yeni bir dönemin sinyalini verdi.
2018 yılında küllerinden doğan Emlak Bankası’nın katılım finans modeline dönüştürülerek kısa sürede sektörün en dinamik aktörlerinden biri haline geldiğini hatırlatan Erdoğan, yeni hedeflerinin Emlak Katılım’ı halka arz etmek olduğunu söyledi. Bu adımla birlikte vatandaşların, ülkenin güçlü büyüme performansına borsada doğrudan ortak olması hedefleniyor.
Küresel Sisteme "350 Trilyon Dolarlık" Borç Uyarısı
Konuşmasında mevcut küresel finans mimarisine yönelik sert eleştirilerde bulunan Erdoğan, faiz ve borç sarmalı üzerine kurulan kapitalist sistemin tıkandığına dikkat çekti. Dünya genelindeki toplam borçluluk oranının 350 trilyon dolar gibi bir boyuta ulaştığını ifade eden Erdoğan, yapısal krizlerin palyatif çözümlerle geçiştirilemeyeceğini vurguladı:
"Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz.
Borca ve faize dayalı küresel finans mimarisi 2008 krizi sonrasında palyatif adımlarla halının altına süpürmeyi tercih etmiştir. Adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan iktisadi paradigmaya geçilmeden krizlerin önüne geçilmeden. Bu sıkıntılar çözülmedikçe farklı aralıklarla aynı problemleri yaşamaktan kurtulamayız. Dünya 5’ten büyüktür tespitimiz yalnızca kural ve değerlerin yok sayıldığı uluslararası konjonktürü değil, ekonomik ticari ilişkileri de kapsamaktadır."
İslam ekonomisinin temelindeki "bereket" kavramına değinen Erdoğan, merhum Başbakan Necmettin Erbakan'ın "Helal yollardan elde edilen 1 liralık kazanç, haram bulaşan 2 liradan büyüktür" sözünü anımsatarak, kapitalizmin sadece kâr maksimizasyonu ve tüketim hırsına odaklanan yapısında adalete yer olmadığını belirtti.
Yatırımcıya 2047 Yılına Kadar Dev Vergi Kalkanı
Türkiye’yi küresel finansın kalbi ve güvenli bir yatırım limanı haline getirmekte kararlı olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılım finans kuruluşlarına sağlanan tarihi teşvik paketlerini de sıraladı. İstanbul Finans Merkezi'nin cazibesini artıracak adımlar kapsamında, katılım finans kurumlarının finansal hizmet ihracatından elde ettikleri gelirlere uygulanan %100 oranındaki kurumlar vergisi matrah indiriminin süresi 2047 yılına kadar uzatıldı.
Ayrıca BSMV (Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi), harç ve gelir vergisi avantajları devreye alınırken, finansal faaliyet harcı muafiyeti 5 yıldan 20 yıla çıkarıldı. İFM bünyesinde faaliyet gösteren şirketlerin transit ticaret ve uluslararası aracılık faaliyetlerinden kazandıkları gelirler de kurumlar vergisinden tamamen muaf tutuldu.