Türkiye'nin ev sahipliğinde başkent Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen resmi oturumların ardından başarıyla tamamlandı.
Zirvenin bitimiyle birlikte milletin evinde basın mensuplarının karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ittifakın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisine yön verecek tarihi kararları paylaştı. Türkiye'de 22 yıl aradan sonra ikinci, Ankara'da ise ilk defa tertiplenen zirvede, Avrupa-Atlantik güvenliğinin kritik bir dönemden geçtiğini belirten Erdoğan, ittifak içinde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği adil bir külfet paylaşımı zeminini Ankara'da attıklarını ifade etti.
Soğuk Savaş sonrası dönemde Türkiye'nin çevresindeki krizler ve terör tehditleri nedeniyle yalnız bırakıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı, günümüzde ise savunma sanayii ve askeri kapasite bakımından birçok müttefikten hayli ileride olduklarını vurguladı.
Zirve kapsamında, bir yıl önce Lahey Zirvesi'nde müttefikler tarafından verilen finansal ve askeri taahhütlerin hayata geçirilmesi konusunun öncelikli olarak ele alındığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin de bu ilerlemeyi rakamlarla sunduğunu aktardı.
Zirveye katılan tüm liderlerin Türkiye'ye duyulan güvenin ve Türk diplomasisinin saygınlığının bir ispatı olduğunu belirten Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın şahsi dostluklarına ve Türkiye'nin ev sahipliğine yönelik takdir dolu sözleri için de kendisine teşekkürlerini iletti.
Savunma bütçelerinde harcama rekoru kırıldı
NATO'nun resmi kaynaklarından derlenen küresel savunma harcamaları ve pazar analizi raporlarına göre, 32 üyeli transatlantik ittifakının 2026 yılındaki toplam askeri bütçesinin tarihi bir genişleme kaydederek 1 trilyon 809 milyar 915 milyon dolar barajını aşması öngörülüyor.
Söz konusu savunma harcamalarının yaklaşık %57'lik kısmını tek başına göğüsleyen Amerika Birleşik Devletleri, 1 trilyon 32 milyar 849 milyon dolarlık askeri yatırım bütçesiyle ittifak içi liderliğini korurken; Avrupalı müttefiklerden Almanya'nın 147 milyar dolar, İngiltere'nin 110 milyar dolar, Fransa'nın 80 milyar dolar ve zirve ev sahibi Türkiye'nin ise yaklaşık 48 milyar dolarlık bir bütçe planlaması gerçekleştirmesi bekleniyor. Müttefiklerin kolektif caydırıcılık altyapısını güçlendirmeyi amaçlayan bu mali genişleme, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ankara'da işaret ettiği adil külfet paylaşımı ve savunma sanayii entegrasyonu hedeflerini doğrudan destekliyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri ittifakın operasyonel gücünü sırtlıyor
Türkiye’nin 1952 yılından bu yana ittifakın en sadık üyelerinden biri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şanlı tarihiyle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) milli güvenliğe yönelik her türlü tehdidi kaynağında bertaraf edecek güçte olduğunu hatırlattı. NATO'nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ettiklerini belirten Erdoğan, on yıllardır ittifakın Güneydoğu kanadının güvenliğini tek başına emanet aldıklarını ve elini taşın altına koymaktan çekinmediklerini söyledi.
Türkiye'nin harekat, misyon ve ortak fonlara en fazla katkı sunan ilk ülkeler arasında yer aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı, yeni dönemde üstlenilecek operasyonel görevlerin takvimini de paylaştı.
TSK bünyesindeki F-16 savaş uçaklarının, ağustos ayından itibaren NATO hava polisliği misyonu kapsamında Estonya'da konuşlanacağını duyuran Erdoğan, Kosova'daki NATO KFOR harekatının üstlenilen komuta sürecinin de 2026 eylül sonuna kadar kesintisiz süreceğini aktardı.
Türkiye'nin ayrıca 2028-2029 yıllarında İttifak Mukabele Kuvvetine liderlik edeceğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki zirve marjında Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi'nin de bu askeri yetenek paylaşımı açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek konuşmasını tamamladı.